Sidebar

19
Cts, Ağu

Türkiye’de yayıncılık, Kültür Bakanlığı ve işveren örgütlerinin rakamlarına göre her yıl büyüyen bir sektör. YAYFED (Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu) 2015’te sektörün %12 büyüdüğünü, 384.054.363 adet bandrol satıldığını açıkladı. İlk ve ortaöğrenimde dağıtılan eğitim kitaplarını (%55) ve genellikle tekrar baskı yapan inanç kitaplarını (%14) toplam rakamdan çıkardığımızda 118.503.410 adet kitabın basıldığını söyleyebiliriz. ISBN satışlarına göre ise her yıl ortalama 50 bin yeni kitap hazırlanıyor.

Türkiye’de yayıncılık, Kültür Bakanlığı ve işveren örgütlerinin rakamlarına göre her yıl büyüyen bir sektör. YAYFED (Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu) 2015’te sektörün %12 büyüdüğünü, 384.054.363 adet bandrol satıldığını açıkladı. İlk ve ortaöğrenimde dağıtılan eğitim kitaplarını (%55) ve genellikle tekrar baskı yapan inanç kitaplarını (%14) toplam rakamdan çıkardığımızda 118.503.410 adet kitabın basıldığını söyleyebiliriz. ISBN satışlarına göre ise her yıl ortalama 50 bin yeni kitap hazırlanıyor.

Yayınevi emekçileri cephesinden ise durum o kadar parlak değil. Çalışma Bakanlığı verilerine göre büyüyen bu sektörde, baskı öncesi hazırlıktan satışa, muhasebeden aşçıya toplam 3.300 kişi çalışıyor. İstihdam rakamları ile basılan yeni kitap sayıları arasındaki uçurum, sektörün güvencesiz, freelance çalışanlar cenneti olduğuna işaret ediyor. Freelance çalışan ile yayınevi arasındaki iş ilişkisi, yayınevlerinin yıllardır edindikleri alışkanlıklara, teamüllere göre şekilleniyor ve ciddi farklılıklar gösteriyor. Değişmeyen şey ise freelance çalışanların güvencesiz, sosyal haklardan yoksun, iş süresi ve ücreti üzerinde pazarlık gücüne sahip olmadığı çalışma şartlarıdır. Her an kendi yerine geçmeye hazır “freelance çalışanlar ordusu”nun baskısı altındaki kadrolu yayınevi emekçileri açısından da durum parlak değil. Uzun çalışma saatleri, ücretsiz mesai, mobbing, iş tanımı dışında çalıştırma, eve iş verme, yıllık zamların lafının dahi açılmaması gibi sorunlarla karşı karşıyadırlar.


Kitap üretimi alanında iş tanımlarının belirsizliği ise işveren lehine, sektörün tüm çalışanlarını etkilemektedir. İş sürecini ve bu süreçteki işleri tanımlamak ve sözleşmeli hale getirmek, yayınevi emekçilerinin tek bir iş ücretiyle çok iş yapmaması, yapması halinde ücretini istemesi açısından ayrı bir öneme sahiptir.


Yayınevi Emekçileri Kolektifi bu çerçevede 12 iş tanımı üzerinden sözleşmeler hazırladı. Karşılıklılık ilkesi göz ardı edilmeden hazırlanan sözleşmelerde işin ücreti, süresi, nasıl yapılacağı, ek talepler, ihtilaf durumunda çözüm yolları gibi maddeler yer almakta. Sözleşmeler, DİSK-AR’ın yayınladığı insanca yaşam ücreti baz alınarak tüm iş alanlarında günlük 8 saat çalışma esasına göre bir birim ücreti önermesi açısından ayrı bir öneme sahiptir.


DİSK Basın-İş olarak sahiplendiğimiz bu sözleşmeleri, yayıncılık sektöründe güvenceli çalışmanın adımlarından birisi ve toplu pazarlık yapamadığımız koşullarda ortak bilinçle daha güçlü pazarlık yapmanın bir adımı olarak görmekteyiz.


Tüm yayınevi emekçilerini kendi koşullarına uygun olarak bu sözleşmeleri kullanmaya, DİSK Basın-İş’te örgütlenmeye davet ediyoruz.

 

 Çevirmen Sözleşme Taslağı İNDİR
 Çevirmen Telif Sözleşmesi Taslağı İNDİR
 Metin Geliştirici Editör Sözleşme Taslağı  İNDİR
 Dizi Editörü Sözleşme Taslağı İNDİR
 Dizin (İndex) Editörü Sözleşme Taslağı İNDİR
 Redaktör Sözleşme Taslağı İNDİR
 İllüstratör Sözleşme Taslağı İNDİR
 Kapak Tasarımcısı Sözleşme Taslağı İNDİR
 Mizanpaj Sözleşme Taslağı İNDİR
 Dizgici Sözleşme Taslağı İNDİR
Uzman Okuyucu Sözleşme Taslağı İNDİR
Son Okumacı Sözleşme Taslağı İNDİR