Sidebar

12
Sal, Ara

 

Bugün Cumhuriyet internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven’in 52 saniye içinde kaldırdığı “kamyon biçti” tweet’inin davası görüldü.

Daha önce “FETÖ iddianamesini hazırlayan savcının aracını kamyon biçti” tweet’i gerekçesiyle bir ay hapis yatan ve tutuksuz yargılanmasına karar verilen üyemiz “terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütünün propagandasını yayınlamak” gerekçesiyle toplam 3 yıl 1 ay gün hapis cezasına çarptırıldı. Karara itiraz edilecek.

Hakimin Oğuz Güven’in kararını okuması tam tamına 52 saniye sürdü. Kararın 52 saniyede okunması bile, sembolik olarak, gazetecilere gözdağı vermektir. Hakimin kendi varlık sebebi hukuku 52 saniyede fütursuzca “biçmesi” ise kendi meslektaşlarına ve mesleğine vermesi gereken bir hesaptan öte, ifade özgürlüğüne aç kalan ülkemizde hukukun çoktandır iktidarın sopası olduğunun bir kere daha göstergesi oldu.

Öte yandan, üyemiz Oğuz Güven’i cezalandırmak için geçmiş yıllardaki haberler ve retweet paylaşımları suç olarak gösterildi. Öyle ki güncel propaganda tanımı bile değil, 1992’deki tanımı dikkate alınarak hazırlanan iddianame, yapılan savunmalarda verilen örneklerle defalarca çürütülmesine rağmen hapis kararı çıkarıldı.

Güven’in davasında Türkiye’deki gazetecilik yine suç olarak gösterildi. Bunu da kendi koydukları kanunları hiçe sayarak yaptılar. Basın yasasına göre bir haber için dava açılma süresi 4 ay iken, Oğuz Güven’in 2015’teki tweetlerini delil olarak gösterme çabalarıyla, kendi mesleklerine ihanet ettiklerini gibi, adaleti de öldürdüler.

DİSK Basın-İş olarak basın özgürlüğünün iktidarın beğendiği haberleri yapma özgürlüğü olmadığını, ifade özgürlüğünün, haber yapma faaliyetinin suç olmadığını hatırlatırız. Ayrıca ifade özgürlüğünün, haber alma ve verme hakkının, gerçek hukuk ve adaletin herkese gerekli olduğunu da hatırlatırız.

Üyemiz Oğuz Güven’in ceza aldığı gerekçe ile herkes suçlu olarak gösterilebilir. Bu durum Türkiye’nin gazeteci hapishanesine çevrilme nedenini de ortaya koymaktadır.

Üyemiz Oğuz Güven ve hapisteki gazeteciler başta olmak üzere tüm gazeteciler özgürleşene, basın ve ifade özgürlüğü garanti altına alınıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gazeteciliği ve halkın haber alma hakkını yargılayamayacaksınız.

DİSK Basın -İş