Sidebar

22
Pzt, Eki

Gazetecilere açılan davaların ardı arkası kesilmiyor. Arkadaşlarımız bir gün haklarında açılan davada ifade vermek için adliyede bir diğer gün meslektaşlarına destek vermek için. Bir grup meslektaşımız ise her gün, adliyede yaşananları kamuoyuna aktarmak için büyük bir özveri ile o koridorları arşınlıyor.

Adliyede her gün aynı anda birçok davayı izlemek için salondan salona koştururken bir yandan da keyfi yasaklarla uğraşmak zorundalar. Adliye koridorlarına konulan bariyerleri ve o bariyerlerin ardına dizilen özel güvenlik görevlilerini aşmak, salonda yer bulmak, engellemeler nedeniyle gecikmeli girilen salonda neler olduğunu anlamaya çalışmak, adliyede görev yapan meslektaşlarımız için günlük rutin haline geldi.

Gazetecilerin salona alınmamasının gerekçesi kimi zaman 'Başsavcı talimatı" kimi zaman 'Mahkeme başkanının emri', elbette hiç bir zaman bu 'emri' yazılı olarak görmek mümkün değil. Peki karşınıza dikilen kim? Özel Güvenlik Görevlileri.

Özel güvenlikler aracığıyla mahkeme salonlarında yaratılan baskı ve engellemelerin basın mensuplarının habere erişimini zorlaştırma, adalet anlayışı su götürür mahkemelerde mevcut durumun dahi haberleştirilmesine engel olma niyeti taşıdığına inanıyoruz.  Özel Güvenlik görevlileri aracılığıyla yürütülen bu keyfi uygulamaların basın özgürlüğüne yönelik saldırıların parçası olarak değerlendiriyoruz.

Hakim ve savcılara görülen duruşmaların adil ve hukuka uygun olduğuna inanıyorsanız gazeteciler üzerinde özel güvenlik görevlileri aracılığıyla yarattığınız baskı ve engellemelerden vazgeçin çağrısında bulunuyoruz.  Özgür basın mücadelesi veren biz gazeteciler keyfi uygulamalara boyun eğmeyeceğiz.