Sidebar

17
Çrş, Tem


Malesef bu ülkede basın, bir çok ülkede olduğunun tersine, özgür değil. 

Malesef bu ülkede siyasilerden, iş dünyasına, bürokratlara kadar bir çok kişi 'basına ayar verme' haddini kendinde bulabiliyor.

 Malesef bu ülkede basın, bir çok ülkede olduğunun tersine, özgür değil. 

Malesef bu ülkede siyasilerden, iş dünyasına, bürokratlara kadar bir çok kişi 'basına ayar verme' haddini kendinde bulabiliyor.

Malesef bu ülkede kamu görevlileri basın emekçilerini istediği zaman saldırabileceği insanlar olarak görüyor.

Tüm bunların yabancısı değiliz, on yıllardır bu ülkede basına yönelik saldırının her türlüsünü yaşadık. Arkadaşlarımız dövüldü, yaralandı, tutuklandı hatta öldürüldü. Baskılar hala sürüyor, halen gazeteciler cezaevinde, saldırıların hedefinde. 

Söylediğimiz gibi saldırıların yabancısı değiliz ama alışmadık, alışmayacağız da. Hiçbir insan baskıya, şiddete zulme alışmaz, kanıksamaz. Siz ne kadar diz çöktürmeye çalışsanız da biz mesleğimizi dimdik ayakta yapmaya devam edeceğiz.

Başbakan son günlerde yeniden açık açık basını tehdit etmeye başladı. Başbakan, “işten atın” diyor. Son iki ayda işsiz kalan 300 basın emekçisi için talimatı verenin kim olduğu ortada. 

Başbakana hatırlatıyoruz, dayak, gözaltı, hapis ile 'terbiye' edemediğin basın emekçilerini açlıkla da 'terbiye' edemeyeceksin. 

Ne başbakanın tehditleri ne de yardakçılık yapan yayın organlarının, basın emekçilerini hedef haline getiren yayınları bizleri yıldırmayacak. Basın emekçileri haksızlığa ve zulme karşı halkın sesi olmaya devam edecektir.

BBC Türkçe servisi muhabiri Rengin Arslan'ı hedef haline getirenleri uyarıyoruz. Arslan'ı hedef haline getirmek yerine siz de sahaya çıkın, gerçekleri sayfanıza taşıyın. Oturduğunuz yerden tetikçilik yapmak sizi kurtarmayacak.  DİSK Basın-İş olarak Rengin Arslan'ın ve baskıya uğrayan tüm basın emekçilerinin yanında olacağız.

Sizler basın tarihinde değil son kullanma tarihiniz geçtiğinde çöp kutusunda yerinizi alacaksınız. 

DİSK Basın-İş