Sidebar

20
Cu, Nis

OHAL altında KHK’lerle yönetilen Türkiye 24 Aralık 2017 tarihinde 695 ve 696 sayılı KHK’lerin yayımlanması ile güne uyandı. 

Yine barış akademisyenleri dahil binlerce kamu emekçisi ihraç edildi. Yüz binlerce işçinin umutla beklediği “taşerona kadro” düzenlemesinin, taşeron işçilerin kazanılmış haklarının gasp eden ve onları iktidarın keyfi tutumuna terk eden yeni bir oyun olduğu açığa çıktı. 

Siyasi tutuklu ve hükümlülere yönelik tek tip kıyafet düzenlemesi getirildi. Bu düzenlemeye göre tek tip kıyafeti giymeyen mahpuslar avukatlarıyla ve görüşçüleriyle görüştürülmeyerek iletişim hakları, davalara getirilmeyerek de savunma hakları gasp edilecek.

Belki de hepsinden önemlisi, “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden” kişilerin, fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğunun olmayacağını bildiren maddeydi.

 

Bu düzenlemeler bütün demokrasi güçleriyle birlikte, akıllara ziyan iddianamelerle kâh darbecilikle kâh terörizmle suçlanarak hapse atılan, haber takibi yaparken düşman muamelesi gören, toplumsal muhalefetin sesini sansürlemeyi reddeden gazetecileri de hedef tahtasına koymaktadır.

Hakikati yazdığı ve mesleğini icra ettiği için hapiste olan gazeteciler ve gazeteciler gibi basın ve ifade özgürlüğünü kullandığı için hapiste olan tüm mahpuslar; 12 Eylül’de ve zor aygıtının açık biçimde icra edildiği rejimlerde olduğu gibi tek tip kıyafet uygulamasıyla onursuzlaştırılmaya, tecrit edilmeye ve teslim alınmaya çalışılmaktadır.

Oysa hakikat tek tipe sığmaz. 

DİSK Basın-İş olarak uyarıyoruz.

İnsanı onursuzlaştıran tek tip uygulamasından, iç savaş tehditlerinden, hukuksuzluğun teşvikinden vazgeçilmelidir. İfade ve basın özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalı, gazetecilik faaliyetini icra ettiği için hapiste bulunan tüm gazeteciler serbest bırakılmalıdır. Tüm bu hukuksuzlukların kaynağı olan OHAL uygulaması sonlandırılmalıdır.