Sidebar

21
Cts, Tem

OHAL’in, baskıların, tutuklama, savaş ve sansürün gölgesinde 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü karşılıyoruz.

Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda konumu hem ülke çapında hem uluslararası kamuoyunda artık kimseyi şaşırtmayan bir seyirde ilerliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) küresel basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 180 ülke içinde 157’nci sırada. Avrupa Komisyonu’nun Nisan 2017 raporuna göre, Türkiye gazetecilerin kendini en çok baskı altında hissettiği ülke olarak Avrupa’da 1’inci sırada. Sendikamızın verilerine göre, 3 Mayıs 2018 itibariyle hapisteki gazeteci sayısı 164'e ulaştı. KHK’larla işsiz bırakılan, mesleğinden edilen basın emekçisi sayısı 2 bin 500’den fazla.

Etrafımızı saran bu karanlık karşısında hakikati savunuyor olmaktan aldığımız güçle 'Mücadeleye devam!' diyoruz. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü hapisteki gazeteciler, işsiz bırakılan gazeteciler, baskı ve sansürle kuşatılan ama teslim alınamayan gazeteciler olarak karşılıyoruz. Her nerede olursak olalım, özgür ve demokratik bir ülke kurmanın en temel koşulunun basın ve ifade özgürlüğü olduğu gerçeğini biliyoruz. Zorbalıklar, hukuksuzluklar ve yalandan güç alarak kendi korku iktidarını kuranları durdurmak için dayanışma ve mücadele imkanını yaratmaktan geri durmuyoruz. O yüzden 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde bir kez daha tüm meslektaşlarımızı birlikte dayanışmayla, örgütlenerek birlikte yol yürümeye çağırıyoruz.

Yaşasın Özgürlük!

Özgür Basın Susturulamaz!