Sidebar

19
Çrş, Eyl

Seçimler sonrası nelerin değişeceğine ilişkin en hızlı yanıtı iktidarın siyasal ve ideolojik ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli verdi. Bahçeli, zaten baskı-sansür-zor altında gazetecilik yapmaya çalışan bir avuç gazeteci ve kurumu hedef gösterdi. Gerçeklerin açığa çıkması için kalemini, kamerasını , klavyesini dişine takan gazetecilerin yeni rejimde nasıl daha fazla baskı altına alınacağını açık etti.

Bazı gazetelere verilen ilanda ve yayınlanan videoda Bahçeli, “teşekkür” kılıf ile aralarında gazeteci, yazar, anket şirketi sahiplerinin de bulunduğu farklı isimleri üstü kapalı tehdit etti.

Tehdit etti diyoruz…

Çünkü gazeteciler yazılarında, yorumlarında herhangi bir siyasi partiyi eleştirmek, kritik etmek hakkına sahiptir. Bu ilan, evrensel gazeteciliği “milli ve yerli” olarak yeniden inşa etmeye çalışan iktidar bloku açısından MHP’nin son seçimde kritik rolünü nasıl kullanacağının da işaretini taşıyor. MHP’nin basın özgürlüğüne yaklaşımını sergiliyor.

Tehdit etti diyoruz…
Çünkü Devlet Bahçeli “yaptıklarını, yazdıklarını, yıktıklarını, yorumlarını hiç unutmayacağız” ifadeleri ile gazetecileri fişlediğini, takip edeceğini, yeni rejimde devlet içindeki güçlü konumları ile gazeteciliğin nasıl cendere altında tutulacağını söylüyor.

Medyanın yüzde 90’ını elinde tutan ortağına rağmen, Bahçeli, gazetecileri tehdit ederek, halkın haber alma hakkını savunan, halkı bilgilendiren, farklı görüşlerin dolaşıma girmesini sağlayan yayın organlarının her şeye rağmen nasıl etkili olduğunu da itiraf etmiş oluyor

Hakikatin gücü gazeteciliği savunanların yanında olacaktır.

Gazeteciler gazeteciliğin arkasında duracaktır

Gazeteciler de gazetecilerin yanında…


Korkmuyoruz! İtaat etmiyoruz”