Sidebar

19
Çrş, Eyl

AKP iktidarının eli uzun süredir Cumhuriyet gazetesinin üzerinde. Gazetecileri tutsak ettiler, onlarca yıllık hapis cezaları ile yargıladılar. Her şeyi denediler ama orada direnen gazeteciler vardı. Gazetenin yöneticileri ve yazarları tutuklandığında dayanışma için onların yerini dolduranlar vardı. Gurur duyarak söylüyoruz, onlardan biri de Genel Başkanımız Faruk Eren'di.

Dışarıdan müdahalelerle Cumhuriyet'i yıkamayanlar, bu kez 'Her ağacın kurdu özünde olur' dediler ve 'Ne olursa olsun, küçük olsun, benim olsun' diyenlerle yola devam ettiler. Saray'a yazılan ihbar mektubu ile gazetecilere dava açıldı, tutuklandılar. Yurt içinde ve yurt dışında gazeteciler dayanışma örgütlerken onlar iddia makamının tanıkları olarak ortaya çıktılar.

Sonunda başardılar, çok sevdikleri koltuklarına oturdular. Cumhuriyet çalışanlarının aleyhinde tanıklık yapan Alev Coşkun Vakıf başkanlığı, Aykut Küçükkaya ise Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna oturdu.

Koltuğa oturur oturmaz ilk icraatları belki de günler öncesinden üzerinde çalıştıkları planı uygulamaya koymak oldu. Bir yandan gazetenin birinci sayfasını değiştirirken diğer yandan gazetenin zor günlerinde yükü omuzlayanlar arasında yer alan Genel Başkanımız ve gazetenin sorumlu müdürü Faruk Eren ile üyemiz ve gazetenin Yazı İşleri Müdürü Bülent Özdoğan'ı yazı işleri müdürlüğü görevinden aldılar.

Bu kararın altına imza atanları tanıyoruz, iktidar hırsının nasıl gözlerini kararttığını biliyoruz. Onları Cumhuriyet matbaası emekçilerinin grevi sırasında grev kırıcılığı yaptıkları zamandan da tanıyoruz.

Bizim onları bildiğimiz gibi onlar da bizi biliyor. Arkadaşlarımızın koltukta oturmak adına onlara biat etmeyeceklerini biliyorlardı. Her koşulda gazeteciliği ve editoryal bağımsızlığı savunmaya devam edeceklerini biliyorlardı. Bu nedenle ilk hedefleri DİSK'liler oldu. Daha iki gün önce söylemiştik, editoryal bağımsızlığı savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet emekçilerine yönelik her hareketinizde karşınızda DİSK'lileri bulacaksınız. 

Cumhuriyet’te yaşanan bu tasfiye operasyonu karşısında başta gazetecilik meslek örgütleri olmak üzere tüm emek, meslek ve demokratik kitle örgütlerini haber alma hakkına ve gazetecilik mesleğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.