Sidebar

14
Prş, Kas


Türkiye'nin Suriye'ye yönelik düzenlediği 'Barış Pınarı Harekatı' sonrası ortaya çıkan tablo, basın çalışanlarının durumunu bir kez daha ortaya koydu. Ortaya çıkan tabloyu bir kaç örnek ile belirginleştirmek istiyoruz.

Gazeteciler taraf olabilir, hatta taraf olmalıdır, haklıdan, ezilenden, gerçekten yana olmalıdır. Çevresindeki olayları, dünyaya bakışına göre süzgeçten geçirebilir ama hangi tarafta olursa olsun bu haberciye gerçekleri tahrif etme, çarpıtma hakkı vermez. Hatta kendine yakın hissettiği 'taraf' ile de arasına mesafe koymak, gerektiğinde sorgulamak zorundadır.

Son günlerde 'Devlet' adına verilen kararların sorgulanmaması gibi bir anlayış baskın hale geliyor. Oysa hatırlatıyoruz, dünyada, Watergate ve Irangate, ülkemizde 77 1 Mayıs'ı, 16 Mart katliamı, Susurluk, Roboski katliamı ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimi devlet içerisindeki yapılar tarafından gerçekleştirildi. Bunların bir çoğu ise gazeteciler sayesinde ortaya çıktı.

Suriye sınır hattında gazeteciler zor şartlarda görev yapıyor, ekranlardan görüyoruz, bir kısmının kask, çelik yelek gibi en temel gereksinimleri dahi karşılanmamış, uzun süreler çalışmak zorunda kalıyorlar. Arkadaşlarımızın can güvenliğinin sorumluluğu çalıştıkları kurumlara aittir ve bir an önce ihtiyaçları karşılanmalıdır.

Öte yandan sınır hattında bazı gazetecilerin ise habercilik görevini şova çevirdiğini, şovu daha görünür kılmak adına gerçekleri çarpıttığını, ekran yüzlerinin birbirinin peşi sıra fotoğraf çektirmek için sıcak bölgeye gittiğini görüyoruz. Gazeteciler, "Cephede bir Sırp vurdum" diyen zihniyetin değil,  evrensel gazetecilik ilkelerinin takipçisi olmalıdır. Örneğin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde yer alan "
Gazeteci; şiddeti haklı gösterici, özendirici ve savaşı kışkırtıcı yayın yapamaz." ifadesi veya Demirören Medya Grubu yayın ilkelerinde yer alan "Grup çalışanları, milliyet, ırk, cinsiyet, dil, din, mezhep, sınıf ve inanç ayrımcılığı, savaş kışkırtıcılığı yapmamalı, şiddet ve nefreti körüklememeli; bu yönde içerik yaymamalıdır." kağıt üzerinde kalmamalıdır.

Tüm meslektaşlarımıza sorumluluklarını bir kez daha hatırlatmak ve gerçeklere sahip çıkmanın çatışmalı dönemlerde daha da önemli olduğunun altını çizmek istiyoruz