Sidebar

20
Prş, Şub

Basın patronları için artık ne hak var ne de hukuk. İşten çıkartan tazminatı, çalıştıran ise maaşı ödemiyor. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile çalışanlardan gasp ettikleri ile yetinmeyenler artık hukuk da tanımıyor.

Geriye dönüp şöyle bir baktığımızda;

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yönetimin değişmesinin ardından finans kaynakları kesilen Türk Medya grubunun ilk aklına gelen çalışanları işten çıkartmak oldu.
  • Cumhuriyet gazetesi sendika temsilcisi ve doğum iznindeki çalışanını işten çıkardı.
  • Demirören grubu devraldığından bu yana peş peşe tenkisat yaptı. Sudan gerekçelerle insanları tazminatsız olarak işten çıkarttı. En son işten çıkarttıklarının tazminatını nasıl ödeyeceğini de hala açıklamadı.
  • Kısa süre önce kurulan TV100 isimli kanal ise çalışanların maaşını ödemediği gibi en ufak açıklama yapma zahmetine dahi girmedi.
  • Cem TV, yıllardır çalıştırdığı emekçileri, geciken maaşlarını istedikleri için tazminat ödemeden işten çıkarttı.
  • Sektör yayınları çıkartan Küçük Mucizeler Yayıncılık çalışanları 6 aydır maaş alamıyor. 


Bu yaşananlar 'ekonomik sıkıntı', 'mali darboğaz' gibi terimlerle açıklanamaz. Patronların hayat standartlarında en ufak bir değişiklik olmamasına rağmen bu durumun yaşanmasına 'yüzsüzlük' denir.

Gazetecilerin alacakları için ödenmesi gereken faizi çok bulan hakimlere bir kez daha sesleniyoruz. Gelin bu emekçilerin kredi kartı borçlarına, geciken faturalarına ödenen faizleri de azaltın. Madem 'haksız zenginleşmeye' karşısınız, birilerinin emekçilerin sırtından elde ettiği haksız kazanca karşı çıkın.