Sidebar

13
Pzt, Tem

“bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...”

 

Sırtlarını bir 12 Eylül’e yasladılar bir AKP iktidarına. Atama ile geldiler ve Doğan Grubu’na çöktüler. Beş kuruş ödemeden medya devi oldular. Ve şimdi sanıyorlar ki orada çalışanlar köleleri, sanıyorlar ki herkes onlara boyun eğecek, sanıyorlar ki bu düzen daim olacak.

Oysa biraz hafızalarını zorlasalar, Simavilerin, Doğanların, Bilginlerin, Uzanların medyanın zirvesinden nasıl da yok olup gittiklerini hatırlayacaklar. Onlar varken biz buradaydık, onlar yok ama biz yine varız. Sizler de bir kenara atıldığınız da biz yine burada olacağız. Gerçekleri yazmaya, hakkımızı almak için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Demirören bir süre önce 45 kişiyi tazminatlarını ödemeden işten çıkardı. Çünkü yargının da kendisine arka çıkacağını biliyordu. Bugünlerde ise çalışanlarını COVID-19 riski altında en kötü koşullarda çalıştırıyor. Önce binanın girişine konteynır koydurdu ve sahada çalışan muhabir ve kameramanların binaya girişini yasakladı. İtiraz edenler alelacele izne çıkartıldı. A Haber’den atanan yöneticilerin ağzında ise “Burada çok şey, çok kişi değişti, farkında değil misiniz?” tehdidi dillendiriliyor.

Hükümetin açıkladığı üç aylık işten çıkartma yasağı nedeniyle Demirören itiraz edenlere zorunlu olarak yıllık ücretli izinlerini kullandırıyor. Bu sayede çalışanlara izin parası ödemekten de kurtuluyor. Basın İş Yasası’na göre kullanılmayan izinlerin parasının iki katını ödemekten de böylelikle kurtuluyor. Ardından da izinden dönenleri ücretsiz izne çıkartma tehdidi ile istifaya zorluyor. Öyle ya nasıl olsa arkasında AKP var, ne hak ne hukuk dinliyor.

Nitekim zorunlu izne çıkarılan 7 gazeteciden yıllık izin süresi en az olan Özgür Deniz Kaya, Cansel Kiraz ve Zeynep Timurlenk’e, izinden döner dönmez, artık kendileriyle çalışılmak istenmediği tebliğ edildi. 7 gazetecinin hepsine aynı dayatmanın yapılacağı, istifa etmezler dava açma yoluna giderlerse hiç tazminat alamayacakları yönünde tehdit edildikleri açık. Arkadaşlarımız olmayan adalete güvenmedikleri için bu hukuksuz duruma karşı tek taraflı iş akti feshi yoluna da gidemedi. Çünkü yeni iş bulana kadar, kanal yönetiminden alacakları tazminata ihtiyaçları var.

1 Mayıs öncesinde çalışanların tüm haklarına göz diken, köleliği dayatmaya çalışan Demirören’i uyarıyoruz. Bu memleket sizin çiftliğiniz değil, ne sizin ne de başkasının. Günü geldiğinde sizden de, bugün tetikçiliğinizi yapan Ahmet Hakan, Murat Yancı ve Kubilay Gülbek’ten de bunların hesabını soracağız. Emekçi düşmanlarını teker teker teşhir edeceğiz

 

 

DİSK Basın-İş'ten tweetler

DİSK Basın-İş Baro başkanlarının Ankara Kuğulu Park'taki eylemini takip etmek isteyen gazeteciler yine polis tarafından engelleni… https://t.co/yt11w3rSmJ
Perşembe, 09 Temmuz 2020 12:14
DİSK Basın-İş Hrant Dink Cinayeti Davası İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Duruşmayı DİSK Basın-İş ola… https://t.co/KurfTz67m7
Salı, 07 Temmuz 2020 08:32
DİSK Basın-İş Gazeteci Sibel Hürtaş'ın işkence edilerek gözaltına alınması, üyemiz Turgut Dedeoğlu'na keyfi olarak para cezası ke… https://t.co/3HEJMCHgUB
Cuma, 03 Temmuz 2020 12:18