Sidebar

21
Pz, Tem


Türkiye'de gazetecilik yapmak her dönem için zorlu bir iştir. Hapse girmeyi, mahkeme kapılarında sürünmeyi hatta kimi zaman ölümü göze almak gerekir. Yakın tarihimiz bu gerçekliğin en somut göstergesidir.

 

Basın emekçileri, çoğu zaman bu tehditleri göze almak zorundadır. Kimi zaman ise işsiz kalmayı, maaş alamadan çalışmayı, hatta hakkını isteyince tazminatsız işten çıkartılmayı da göze almak zorunda. Çünkü bir yandan devlet bir yandan medya patronları, baskı ile tehdit ile ve açlıkla terbiye etmeye çalışırlar. 

AKP iktidarı hedef tahtasına oturttuğu basın-yayın kurumlarına 1 Kasım seçimleri sonrası operasyon yapmaya başladı. Kimi yayınlarda kayyum uygulaması ile çalışanlar işten çıkartıldı. İktidarın anti demokratik uygulamasına tepki gösterenlerin, 'ahlaksızlık yaptıkları' gerekçesiyle tazminat hakları dahi gasp edildi.

İktidarın hedefindeki Doğan Grubu ise Bülent Mumay, Şükrü Küçükşahin ve Zepnep Gürcanlı'yı işten çıkartıp, Ezgi Başaran'ı görevden alarak siyasi erke kurban verme yolunu seçti. Gerekçe ise'küçülme' oldu.

Ancak AKP sözcülüğünü yapan kalemşörlerin yazdıklarına bakılırsa, iktidar çok daha fazlasını istiyor.

İktidarın baskısını azaltmak için emekçileri kurban verenlere, ekonomik sorunları gerekçe göstererek çalışanların ücretlerini ödemeyenlere, hakkını isteyenleri tazminatsız işten çıkartanlara sesleniyoruz; Küçülmeyin

Küçülmeyin ki yarın insanların yüzüne bakacak yüzünüz olsun.Küçülmeyin ki insanların size saygı göstermesini beklemeye hakkınız olsun. 

Basın emekçileri baskılara, tehditlere rağmen mesleğini yapmaya çalışıyor. Sizler de küçülmeyin ve faşizme karşı direnin