Sidebar

21
Pz, Tem

DİSK Basın İş olarak her türlü baskıcı-otoriter rejim, kurum ve girişim karşısında elimizin değdiği, sesimizin yettiği her alanda direnmeyi bir görev bilmekteyiz.

15 Temmuz akşamı başlayıp 16 Temmuz sabahına kadar süren darbe girişimini kabul edilemez bulmaktayız.  Gazete ve TV binalarına yönelik askeri baskınları ve yayınlara yönelik müdahaleyi endişe ile izlerken bir kez daha halkın haber alma hakkının, basın ve ifade özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu gördük.  Öte yandan darbe girişimi karşısında demokrasiyi savunma adı altında kimi “çevrelerce” yaratılmak istenen gerici-ırkçı saldırganlığı da en az darbe girişimi kadar tehlikeli bulmaktayız. Darbeye karşı yapılan eylem ve gösterilerde meslektaşlarımıza yönelik linç girişimi ve her türlü engellemeyi de en az darbecilerin müdahalesi kadar kabul edilemez görmekteyiz. Dün TRT, CNN Türk, Hürriyet binasında askeri baskına ve baskıya maruz kalan meslektaşlarımıza, darbe karşıtlarının gösterilerini izlerken linç girişimine maruz kalan Selçuk Şamiloğlu’na geçmiş olsun diyoruz. Gazetecilere ve basın kurumlarına yönelik saldırıları, engellemeleri kınıyoruz.

İktidarı tüm gazetecilerin can güvenliğini sağlamak için azami önlemler almaya davet ediyoruz. Zira aylardır kapatma, dava ve soruşturmalarla gazetecileri kuşatan, son bir yılda internet ve sosyal medya üzerinde sansürü ağırlaştran AKP hükümetinin de dün darbe koşullarında bu mecralardan yararlandığına tanık olduk. Bu vesileyle özgür basının ne denli önemli olduğunu anlamalarını umuyoruz. Darbecilere karşı yürütülecek hukuki ve siyasi mücadele sürecinin basına yönelik yeni baskı ve kısıtlamalara vesile olmamasını temenni ediyoruz.

Demokratik, laik, eşitlikçi ve adil bir ülke yaratmanın biz emekçilerin ortak mücadelesiyle mümkün olduğuna dair inancımızı bir kere daha yineliyor, aydınlık bir ülke yaratmak için tek yolun demokrasi güçlerinin, emek ve meslek örgütlerinin, kitle örgütlerinin ilkeli mücadelesiyle geleceğini biliyoruz.