Sidebar

25
Prş, Nis

Gözaltılar, tutuklamalar, para ve hapis cezaları ülkemizde gazetecilerin rutin olarak karşılaştığı baskılar haline geldi. Gün gelir 'devlet büyüklerine hakaret', gün gelir 'örgüt propagandası' gerekçe yapılır. Soranlara da "gazetecilik yaptığı için hapiste olan yok" denilir. 

Ama bu söylemler gerçeği değiştirmez, Türkiye gazeteciler için bir açık hava hapishanesidir ve zaman zaman 'açık hava'dan kapalı ortama geçmek zorunda kalırsınız. Bu ülkenin gazetecileri bu gerçeklikle uzun zamandır tanışıktır, gerçekleri yazmanın bedelini göze alarak yapar işini.

Berat Albayrak'a ait olduğu iddia edilen e-postalar ile ilgili Tunca Öğreten, Ömer Çelik, Metin Yoksu, Mahir Kanaat, Eray Saygın'ın gözaltısı sürerken Ahmet Şık da attığı bir twit bahane edilerek gözaltına alındı. Gerekçe çok bildik; örgüt propagandası 

Bu günlerin haberini hükümet kaynaklı sosyal medya hesapları günler öncesinden duyuruyordu. Açılacak yeni soruşturmaları, hapse girecek olanları bu hesaplar aracılığı ile önceden öğreniyoruz. 

Ne baskılarınız ne yalanlarınız bizi gerçekleri yazmaktan vazgeçirmeyecek. 

Kendi gibi düşünmeyeni suçlu gören bu zihniyet artık toplumda onarılması güç yaralar açıyor. Bir an önce dayanaksız iddialarınzı geri çekin ve meslektaşlarımızı serbest bırakın.

Tüm kamuoyunu haber alma hakkına sahip çıkmaya ve dünyanın dört bir yanındaki meslektaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz