Sidebar

28
Çrş, Haz

Cumhuriyet’in tutuklu 11 çalışanı hakkında ancak 156 gün sonunda yazılabilen iddianameyi, Türkiye’deki yargının geldiği dehşet verici nokta olarak okuduk.

Gazetecilik yapan basın emekçisi arkadaşlarımızın gazetecilik faaliyetlerinin “terör örgütüne yardım”la cezalandırılmak istenmesi, dünyadaki hiçbir hukuk, basın ve ifade özgürlüğü kriterine uymuyor. Yayın politikasının değişmesi ya da haber kaynağıyla görüşülmesi, gazetecilik mesleği içindedir ve hiçbir şekilde suç unsuru oluşturmaz. “Örgütü sevimli göstermek”, “olmayan delilleri” ortaya sürmek, “başlıktan çağrışım çıkarmak”, “tweet’lerden kanıt yaratmak”, “basın özgürlüğünü” olduğu kadar “yargının tarafsızlığı” zedeler.

Hayali suçlamalar ve asılsız iftiralar üzerinden yazılan iddianamenin “kamu hizmeti yapan ve hakikat peşinde olan gazeteciliğin” öldürülmesini hedeflediği açıktır. Gazetecilik mesleğini ve 11 tutuklu Cumhuriyetçi’yi “tutsak almaya” yönelik bu iddianamenin kabul edilmemesini, tutuklu meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

İddianamede ele alınan ve suç olarak gösterilmeye çalışılanlar haberdir, arkadaşlarımız da gazetecidir. Onları mahkum etme peşinde koşan kimi tanık ifadelerine karşı, arkadaşlarımızın gazeteciliğine tanığız.