Sidebar

23
Pzt, Eki

Cumhuriyet gazetesi davasında yargılanan 6 arkadaşımız 9 ay boyunca tutuldukları dört duvar arasından çıktı. Akın Atalay, Kadri Gürsel, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık ise halen hapiste. Arkadaşlarımız duruşmanın sürdüğü 5 gün boyunca yalanlara, iftiralara boyun eğmeyeceklerini, keyfi baskılara sonucu biat etmeyeceklerini gösterdiler. Gazetecilerin tutumunu Ahmet Şık'ın duruşma sonrası söylediği "Sadece kendim değil arkadaşlarım adına da söylüyorum. Bugüne kadar sadece elini öpmek için annemin ve babamın önünde eğildim. Bundan sonra da değişemeyecek" sözleri özetliyor.

Arkadaşlarımız mahkemede savunma yapan değil itham eden, yargılanan değil yargılayan oldu. Onların direnci baskıların her gün yeni bir boyut kazandığı Türkiye'de herkes için umut oldu.

DİSK Basın-iş olarak içerisinde bulunduğumuz koordinasyon ise son dönemin en güzel dayanışmalarından birini ortaya koydu. Uluslararası dayanışmanın organize edilmesi, dava ile ilgili bilgilendirme başarı ile sağlandı. Dışarıdaki gazeteciler ve Cumhuriyet avukatları sayesinde tüm kamuoyu duruşma salonuna giremese bile davayı dakika dakika takip etme şansı buldu.

Ne Cumhuriyet davasından hapiste kalan 4 arkadaşımızı da, ne de diğer meslektaşlarımızı da hapiste yalnız bırakmayacağız. Dayanışmanın önemini bir kez daha gördük. Bu dayanışma için Uluslararası Gazeteciler Federasyonu'na (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu'na (EFJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'ne (RSF), Uluslararası Basın Enstitüsü'ne (IPI), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) başta olmak üzere uluslararası örgütlere, Dışarıdaki Gazeteciler grubuna, hukukçulara, salonu bizler için görselleştiren çizerlere ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Arkadaşlarımız hakkında yalan söyleyenler, iftira atanlar, hain ilan edenler karşısında cüretkar tavrımızı sürdürmeye ve dayanışma örgütlemeye devam edeceğiz.

İstibdata karşı en büyük gücümüz dayanışma
Gazetecilere özgürlük