Sidebar

17
Pz, Şub

Üst örgütümüz Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Genel Sekreteri Antony Belenger, Özgür Gündemle Dayanışma kampanyası nedeniyle hapiste bulunan yönetim kurulu üyemiz Ayşe Düzkan’a bir mektup yazdı. Belenger’ın kaleme aldığı mektubun tam metni şöyle:

Sevgili Ayşe, 

Senin ve diğer dört gazeteci arkadaşın hapis cezasına çarptırıldığınız haberini büyük bir dehşetle karşıladım. IFJ ve kendim adına sana ve kader ortaklarına desteğimizi sunmak istiyorum.

Uzun bir yargılanma süreci sonucunda, “terör örgütü propagandası yaymak”tan suçlu bulundunuz. Hepimiz bunun doğru olmadığını, size yönelik suçlamaların temelsiz olduğunu biliyoruz; aynı iddia makamının da bildiği gibi.

Yaptığınız, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı en zor ve toplumu en çok bölündüğü bu dönemde gazeteciliğe devam etmek, Özgür Gündem'deki meslektaşlarımızla dayanışmadan yana olmak ve basın özgürlüğü için ayağa kalkmaktı. Özverinizi ve cesaretinizi selamlıyoruz.

Ne yazık ki medyaya yönelik benzeri görülmemiş ve akıl dışı bir baskı sonucunda, yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için, 161'den fazla gazeteci şu anda Türkiye'de hapiste ve daha fazlası da demir parmaklıkların arkasına gönderilmeyi bekliyor.

Medyanın görevi, bu görev ne kadar zor hale gelmiş, toplum ne kadar bölünmüş olursa olsun, topluma haber ulaştırmaktır. Türkiye kutuplaşmış durumda ve medyaya dönük bu politikalar durumu daha da kötüleştirmekte. Yalnızca gazetecilere ve medyaya değil, halka da zarar vermekte ve ülkenin birliği ve barışı sağlama şansını azaltmakta.

Sevgili Ayşe,

Hapiste olsan da yalnız değilsin. Türkiye gazeteciliği için yaptığın fedakarlıkla gurur duymalısın. Güçlü ol ve seni son derece takdir ettiğimizden ve serbest bırakılman için çabalarımızı sürdüreceğimizden emin ol.

Dayanışmayla,

Anthony Bellanger

Genel Sekreter

 

Özgür Gündem dayanışma nöbetine katıldıkları gerekçesiyle haklarında verilen hapis cezası kesinleşen yönetim kurulu üyemiz Ayşe Düzkan,  gazeteci Ragıp Duran, gazetenin  genel yayın yönetmeni  Hüseyin Aykol ve editörleri Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Bektaş için çok sayıda gazetecilik örgütü dayanışma mesajı yayınladı. Sendikamız DİSK Basın İş’in Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ)’ na yaptığı bilgilendirmenin ardından gelen dayanışma mesajları şöyle.

EFJ: Terör propagandası değil eşi benzeri olmayan dayanışma eylemi

Avrupa Gazeteciler Federasyonu ile Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun açıklamalarındaki ortak vurgu “gazetecilerin cezalarının onanmasını kabul edilemez olduğu” şeklindeydi. EFJ kınama ve dayanışma mesajında şu ifadelere yer verdi: “Ayşe Düzkan tanınmış bir kadın gazeteci ve EFJ-IFJ ile ilişkili DİSK Basın İş’in de yönetim kurulu üyesi, Ragıp Duran saygıdeğer bir köşe yazarı ve medya gözlemcisi, diğer üç saygıdeğer meslektaşımız da öyle. Ortada örgüt propagandası yok, saldırı altındaki Kürt gazetesi ile eşi benzeri olmayan bir dayanışma var. Meslektaşlarımıza yönelik hapis cezaları kabul edilemez, meslektaşlarımız serbest bırakılmalı.”

MED Solidaire: Türk ve Kürt gazetecilere özgürlük

Akdeniz ve Karadeniz bölgesindeki EFJ-IFJ üyesi gazetecilik örgütlerinin oluşturduğu birlik MED Solidaire de dayanışma mesajı gönderdi. MED Solidaire Avrupa ülkelerini, Türkiye’yi gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesine çeviren Erdoğan ve AKP rejimine baskı yapmaya çağırdı. Türk ve Kürt gazeteciler için özgürlük talep etti.

Yunanistan, Suriye ve Filistin’den destek

MED Solidaire üyesi Yunanistan JUADN ve ESPIT sendikaları da mesajlarında Nöbetçi GYY dayanışma kampanyasını desteklediklerini belirtti.

Filistin Gazeteciler Sendikası da beş gazeteci hakkındaki ağır hapis cezalarını kınadıklarını açıkladı. Avrupa ülkelerinin 180 gazeteciyi cezaevlerinde tutan Erdoğan ve AKP rejimine baskı yapmaları gerektiğini söyledi. 

Suriyeli gazeteci Mustafa Mukdad da mesajında ağır hapis cezaları karşısında Türk ve Kürt gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

Fransa sendikalarından destek

Fransız sendikaları SNJ, SNJ-CGT, CFDT de ortak bir açıklama yayınladı. Yayınlanan ortak açıklamada Türkiye’de gazetecilere yapılan baskılar anımsatılarak Türkiye’nin Fransa Büyükelçiliği’ne konuya dair mektup gönderileceği ifade edildi.

 NUJ:“Ayşe Düzkan’ı evlat ediniyoruz”

İngiltere Ulusal Gazeteciler Sendikası NUJ, Türkiye’deki kardeş örgütlerden DİSK Basın- İş yöneticisi Ayşe Düzkan’ı evlat edindiğini duyurdu.  Hapis cezası kararını basın özgürlüğüne darbe olarak nitelendiren NUJ Genel Sekreteri Michelle Stanistreet de “Gazeteciler terörist değildir ve görevlerini korku duymadan yapabilmelidirler” dedi. Açıklamada hapisteki gazetecilerin özgürlüklerine kavuşabilmesi için NUJ’un çabalarını sürdürmeye devam edeceği de ifade edildi.

 

Basılmasında hukuki merciler tarafından herhangi bir sorun bulunmadığı halde bastıkları kitap ve gazetelerden dolayı tutuklu yargılanan Gün Matbaası çalışanı 21 işçiden 8’i tahliye edildi. 13 işçinin tutukluluğunun devamına karar verildi.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesini bastığı gerekçesiyle tutuklanan ve aralarında üyelerimizin de bulunduğu Gün Matbaası çalışanlarının davası 18 Eylül Silivri’de görüldü.

Silivri hapishanesi karşısında bulunan mahkeme salonunda görülen davaya 5 Nisan’dan bu yana tutuklu bulunan işçilerin yakınları ile sendikamız Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Alp Tekin Babaç, sendikamızın eski Genel Başkanı Ertuğrul Bilir, siyasetçiler ve basın mensupları katıldı.

Hakim işçilere “Gazeteyi neden gece basıyorsunuz?”, “Gazeteyi basarken yazılan yazılardan hiç rahatsızlık duymadınız mı?”, “Orada işe nasıl başladınız?” şeklinde soruların yanı sıra Özgür Gündem’in yayın politikasından rahatsız olup olmadıkları ile ilgili sorular sordu. İşçiler de matbaacılık dersi niteliğinde savunmalar yaptı. Matbaada çalıştıkları bölümleri ve yaptıkları işleri ayrıntılarıyla anlatan işçiler matbaada basılan kitap ve gazetelerin tamamının ISBN ve ISSN numaralı veya mevkute beyannamesi olan ürünler olduğunu ve baskı sonrasında ürünlerin gerekli kurumlara seçkiler halinde gönderildiğini belirttiler.

Gün Matbaacılık çalışanı 21’i tutuklu 22 kişinin yargılandığı davada mahkeme Necat Hızarcı, Sadettin Demirtaş, Muhammet Özkan, Mehmet Kadir Özkara, Cumali Öz, Süleyman Güneş, Kemal Daşdöğen ve Özgür Bozkurt’un tahliyesine; Cemal Tunç, Erdoğan Zemur, İhsan Sinmiş, İrfan Karaca, Kasım Zengin, Kazım Göçer, Mahmut Abay, Mehmet Emin Sümeli, Musa Kaya, Mürsel Demir, Polat Arslan ve Uğur Selman Kelekçiler'in "üzerlerine atılı suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutukluluk halinin devamına" karar verdi. Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan Derviş Avras hakkında çıkarılan yakalama kararının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca tahliye kararı verdiği 8 işçi için yurtdışı yasağı koydu. Bir sonraki duruşmanın 3 Aralık günü Çağlayan Adliyesi’nde yapılmasına karar verildi.

DİSK Basın-İş temsilcisi Alp Tekin Babaç: Tutuklu işçiler sadece matbaacılık mesleğini icra ettikleri için hapiste tutulmaktadır. Yargılanan işçiler arasında sendikamızın da üyeleri vardır. Duruşma boyunca işçilerden örgüt bağlantısı kurulmaya çalışılsa da işçiler montajcılık, kalıpçılık, katlama ve kırım ustalığı, webb ofset ustalığı, tabaka ofset ustalığı, ciltçilik, bıçakçılık, paketleme işi ile ilgili mesleki bilgileri mahkeme heyetine anlattı.

Ayrıca işçilerin çoğunun ifadelerinde neden o matbaada çalıştıklarını, milliyetlerini ve dini inanışlarını ifade etmek zorunda hissetmesi işçiler üzerinde kurulan baskının göstergelerindendir. Öte yandan neden o matbaada çalıştıkları ile ilgili açıklama yapan her işçi “sigortasını yatıran ve maaşını düzgün ödeyen bir işyeri” olduğunu belirtmiştir. Bu durum matbaacılık sektöründe sigortasız işçi çalıştırmanın yaygınlığı ile ücret ödemelerindeki düzensizliği gözler önüne seren niteliktedir.

DİSK Basın-İş eski Genel Başkanı Ertuğrul Bilir: İşçilerin tutukluluk hallerinin devam etmesi hem diğer matbaacılara bir gözdağı niteliğindedir hem de bir yargı skandalıdır. Bir matbaacı bastığı ürünün içeriğinden sorumlu değildir. Yetkili mercilerden gerekli izinleri alınmış matbuatı basmak matbaacının işidir.  Verilen görevi yapmamak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işveren tarafından işten çıkarma gerekçesi yapılabilir.

Ayrıca tabaka ofset baskı yapılırken bir tabaka kağıtta (formada) 16 sayfa bulunur ve işçi bu sayfayı 3-4 saniyeliğine görebilmektedir. Gazete basılırken de matbaacı yazıları 3-4 saniye kadar görebilir. Bu koşullarda matbaacının basılı ürünle ilgili intiba oluşturma şansı yoktur.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) sendikamız DİSK Basın İş’in yaptığı bilgilendirme üzerine hakkında gözaltı kararı bulunan Sendika.org editörü Ali Ergin Demirhan için bir açıklama yayımladı. EFJ açıklamasında Demirhan’ın, 9 Haziran 2018’de Lizbon’da gerçekleştirilen EFJ Yıllık toplantısına Türkiye’den DİSK Basın İş delegesi olarak katıldığını anımsatarak kendisi hakkında suçlamaların düşürülmesini talep etti. Açıklamasında Sendika.org tarafından yayımlanan destek çağrısını da paylaşan EFJ  metninde şu ifadelere yer verildi: “Ali Ergin Demirhan, emek mücadelelerine ve yurttaşların ilgiye erişim hakkına değerli katkılarda bulunan saygıdeğer bir gazetecidir. Demirhan’ın Türkiye tarafından soruşturulması değil, korunması gerekir...”

EFJ web sitesinde yayımlanan açıklamanın orjinaline ulaşmak için tıklayınız.

EFJ’nin açıklamasının tamamı şöyle:

Türkiye: Ali Ergin Demirhan bir gazetecidir ve soruşturulması değil, korunması gerekir

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) bugün Türkiye’deki üyesi DİSK Basın-İş tarafından 28 Haziran 2018’de (Türkiye’de emek meselelerinde uzmanlaşmış bir çevrimiçi medya portalı) Sendika.Org’nin bürosuna yönelik ve özellikle de meslektaşımız Ali Erdin Demirhan’ı hedefleyerek gerçekleştirilen polis operasyonu konusundan haberdar edilmiştir. Demirhan, Haziran 2018’de Lizbon’daki son EFJ Yıllık Toplantısı’na delege olarak katılmasıyla tarafımızdan tanınan bir kişiliktir ve Demirhan uluslararası konferanstaki başarılı katılımının ardından Türkiye’ye geri dönmüştür. Yakın tarihli basın haberlerine göre, Ali Ergin Demirhan, sadece yer aldığı çevrimiçi platformda yayımlanan yazıları ve diğer yayınlarına dayanılarak, bir yasadışı örgütün propagandasını ve “uygun olmayan sosyal medya paylaşımları” yapmakla suçlanmaktadır. EFJ, yaptığı bir açıklamada, “Ali Ergin Demirhan, emek mücadelelerine ve yurttaşların ilgiye erişim hakkına değerli katkılarda bulunan saygıdeğer bir gazetecidir. Demirhan’ın Türkiye tarafından soruşturulması değil, korunması gerekir; Türk yetkililerden Demirhan’a yöneltilen bütün suçlamaların düşürülmesini acilen talep ediyoruz” denmektedir.

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, ilk duruşması 24 Temmuz’da başlayacak olan Cumhuriyet Davası öncesinde bir açıklama yayımlayarak tutuklu gazetecilere özgürlük istedi.

Ayala, mesajıyla birlikte DİSK Basın İş’in “Gazetecilere Özgürlük İstiyoruz” yazılı tişörtünü giydiği bir fotoğrafını da paylaştı.

Haksız yere hapse atılmış gazetecilerin yanındayız

“Dünyanın tüm sosyal demokrat ve işçi partilerini kapsayan uluslararası bir örgüt olan sosyalist enternasyonal bugün Türkiye’de halkın haber alma hakkını korumaya çalışırken haksız olarak hapse atılmış gazetecilerin yanındadır” diyen Ayala, basın özgürlüğü ve haber alma hakkının tüm demokratik sistemlerin en temel direklerinden olduğunu belirtti.

Tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz

Basın özgürlüğü ve haber alma hakkı olmadan demokratik bir hükümet etme biçiminin mümkün olamayacağını vurgulayan Ayala, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“İfade özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün temelini oluşturan özgür basın uluslararası insan hakları beyannamesinin 19. maddesinde en temel insan haklarından biri olarak belirtilmiştir ve bu hak dünyanın tüm ulusları tarafından gözetilmelidir.”

“Biz Türkiye’de tutuklu olan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz; tutuklu gazeteciler özgürleşene kadar çabalarımız sürecektir.”

Diğer Makaleler...