Sidebar

23
Pzt, Eki

Ocak 1992’de kurulan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Güvenlik Fonu, uluslararası alanda tehdit altındaki gazeteciler için önemli ve kritik bir destek kaynağıdır.

Fon, gazeteciler tarafından gazetecilere destek için kurulan tek uluslararası yardım fonudur. Güvenlik Fonu, sosyal çalışmalar, eylemler, kampanyalar, bilgilendirme ile çeşitli yayınlar çıkartılmasını da içeren IFJ Güvenlik Programlarının önemli bir parçasıdır.

Güvenlik Fonu belli bir gazeteciye gerektiğinde hızla maddi yardım sağlarken, Güvenlik Programı, zor şartlarda bulunan gazetecilere yıl boyunca dikkat çekilerek durumlarını iyileştirmeyi hedefliyor. 

Güvenlik Fonu sayesinde IFJ, yaralanan gazetecilerin hastane masraflarını karşılama, sürgün edilen gazetecileri destekleme, maddi yetersizlik ve sosyal çatışmalardan dolayı hukuki destek bulamayan gazetecilerin ülkelerinde kendilerini savunması adına davalarda hukuk masraflarına katkıda bulunur.

IFJ Uluslararası Güvenlik Fonu, aşağıda belirtilen yardım konularını kapsıyor:

  •  IFJ Uluslararası Güvenlik Fonu, başta dünyanın “sıcak noktalarında” (hotspots) ve gazeteci/medya çalışanı çalıştıran medya kuruluşunun masraflarını karşılayamadığı, görev başındayken yaralanan gazeteciler ile medya çalışanlarına yardım etmeyi hedefliyor. Fon, seyahat, tıbbî ve geçim masraflarını karşılamak için de kullanılabilir.
  •  Güvenlik Fonu, işverenlerinden yeterli yardım alamayan gazeteciler/medya çalışanları için hukukî masrafları karşılamak adına kısıtlı durumlarda kullanılabilir.
  •  Güvenlik Fonu, ailelerinin tek geçim sağlayıcısı iken öldürülen gazetecilerin/medya çalışanlarının aileleri için derhal yardım sağlayabilir.

IFJ tarafından sağlanan yardımın planlanan yere ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek için kontrol ve rapor süreci bulunmaktadır.

Yıllardan beri IFJ Güvenlik Fonu, IFJ Güvenlik Programı kapsamındaki yayınlar çıkartmak için de kullanılmıştır. Bunların arasında İngilizce, Fransızca, Japonca ile İspanyolca da yayımlanan IFJ Güvenlik Fonu broşürleri ile çatışma bölgelerine gidecek gazeteciler için IFJ Güvenlik El Kitabı “Live News” (Canlı Haber) bulunmaktadır (Bkz: www.ifj.org/issues/press-freedom.)

Live News; Arnavutça, Arapça, Bulgarca, Çince, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Japonca, Makedonca, Rumence, Rusça ve Sırpçada yayımlanmıştır. Live News için güncellenmiş bir versiyon 2013 yılında çıkarıldı.

Bu yayınlar, olası tehlikelere ilişkin temel kılavuz kuralları ile riskleri azaltmak adına gazetecilerin alabileceği tedbirleri içermektedir. Gazetecilere ücretsiz olarak dağıtılır.

Bir gazeteci saldırıya uğradığı zaman gazetecilik mesleğinde çalışan herkes etkilenir. Sindirme ve şiddeti aşma konusunda bir gazeteciye yardım verildiği zaman ise bütün toplumun menfaati olan basın özgürlüğü ile bizim haklarımız için bir zafer kazanılır.

Güvenlik Fonu, sadece yardım ve rahatlık sağlayan pratik bir kaynak değildir. Aynı zamanda baskı dönemlerinde ve mücadele ile geçen zamanlarda gazetecilere cesaret veren uluslararası iyi niyet sembolüdür.

IFJ Güvenlik Fonu, sağladığı yardım şekli, dağıtım hızı ve sisteminin esnekliği sayesinde gazeteciler için eşsiz bir dayanışma kaynağıdır.

Bizler IFJ olarak farklı kuruluşlar tarafından yapılan işlerin aynısını tekrarlamıyoruz. Diğer gazetecilerin güvenliği ve ifade özgürlüğü için çaba gösteren kuruluşlar ile düzenli irtibat halindeyiz. Bu kuruluşların arasında Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), İfade Özgürlüğü için Kanadalı Gazeteciler (CJFE), Hapiste Yazarlar Komitesi, Rory Peck Tröstü ile Dünya Gazeteler Derneği bulunmaktadır.

Yardıma ihtiyaç olduğu zamanlarda bilgi alışveriş yapılır ve gerekli olduğunda bir birey, birden fazla kaynaktan koordineli yardım alabilir.

Eğer IFJ Güvenlik Fonu olmasaydı çok sayıda gazeteciye yardım verilemeyecekti. Ve bazı gazeteciler gereksiz yere mağduriyet yaşayacak, bazıları ise ölecekti.

 

Cumhuriyet gazetesi çalışanları ve yöneticilerinin yargılandığı davanın ikinci duruşması Silivri Hapishanesi'nin kampüsünde yer alan mahkeme salonunda yapıldı. Duruşma için Silivri'ye giden gazetecilerin beraberinde getirdiği pankart ve dövizlere el koyan jandarma Valilik kararını gerekçe göstererek basın açıklamasına da izin vermedi.

Jandarmanın yasaklama kararı üzerine açıklama HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve CHP milletvekili Barış Yarkadaş tarafından okundu. >Silivri'ye gelenlerin bir kısmı salona girebilirken yüzlerce kişi ise dışarıda bekledi.

Duruşmada ilk olarak Emre İper'in ifadesi alındı. ByLock kullandığı iddia edilen İper, asla ByLock kullanmadığını belirterek FETÖ gerekçesiyle bir gün hapiste kalmaktansa sorgusuz sualsiz günlerce kalmayı tercih edeceğini söyledi. Savunmnasını tamamlayan İper beraatini istedi. Avukat Tora Pekin, duruşma savcısı tarafından cuma günü dosyaya yeni evraklar sunulduğunu ve inceleme şansları olmadığıı ifade etti.

Tanık olarak duruşmaya çağırılan gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ise savcılık tarafından kendisine atfen yer verilen iadeleri reddetti.

 

 

 

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanı Özkan Erdoğan, dün (27 Temmuz) Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Şahin Mahallesi’nde üzerinde OHAL KHK’si ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin kartvizitini bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

Emniyette ifade veren Erdoğan, önce savcılığa, savcılık ifadesinin ardından da “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

Erdoğan, Sulh Ceza Hakimliği tarafından hakkındaki iddialar kapsamında tutuklandı.

Cumhuriyet gazetesine yönelik 11 kişinin tutuklu yargılandığı davada 7 kişi tahliye oldu. Aynı saatlerde Özgürlükçü Demokrasi çalışanı Özkan Erdoğan, Tarsus’ta üzerinde Özgür Gündem kartviziti olduğu gerekçesi ve “örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklandı.

Cumhuriyet gazetesi davasının 5 gün süren ilk duruşması 7 tahliye ile sonuçlandı. Güray Öz, Musa Kart, Turhan Günay, Hakan Kara, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör ve Önder Çelik'in tahliyesine karar veren mahkeme Ahmet Şık'ın yaptığı savunma hakkında ise suç duyurusunda bulunma kararı aldı.

Ahmet Şık duruşma sonrası salonda bulunanlara dönerek, "Bugün burada çıkan karar diyor ki "Size diz çöktüreceğiz..." Bütün zorbalar, tüm tetikçileriyle bu organize örgütün tüm adamları bilsinler ki, kendi adıma diyorum, buna tüm arkadaşlarımı da dahil ediyorum, ben sadece anne babamın elini öpmek için eğildim, bundan sonra da böyle devam edeceğim." dedi.

Yedi kişi işlemlerin tamamlanmasının ardından geç saatlerde Silivri hapishanesinden çıktı.

Çok sevgili DİSK Basın İş,
Sevgili meslektaşlar,

Sizler gibi biz de biliyoruz ki ifade özgürlüğü, bilgiye ulaşma hakkı ve medya çalışanlarının mesleki hakları Türkiye, Meksika ve demokrasi arayışındaki herhangi bir ülkede esasatır. Hükümetlerimiz insan haklarını ihlal ediyor, çünkü onlar ne yaşama, ne özgürlüğe, ne yurttaşlık haklarına ne de gazetecilere saygı duyuyor.

Onlar acilen kınanmalıdır ve asla sessiz kalınmamalıdır.

Bu nedenle içinde bulunduğunuz koşulların ciddiyetine rağmen bize karşı
gösterdiğiniz destek ve dayanışma bizim için çok değerlidir, kelimeleriniz bize cesaret vermektedir.

Desteğiniz ve teşvikiniz için çok teşekkürler

Meksika Basın Editörleri Ulusal Birliğinden size ve haksız yere tutuklu olan 150 Türkiyeli gazeteciye desteğimizi gönderiyoruz.


Dayanışmayla kucaklıyoruz

Diğer Makaleler...