Sidebar

20
Pzt, Kas

Dışarıdaki Gazeteciler, tutuklu meslektaşlarıyla dayanışmak ve 31 Ekim’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülecek olan Cumhuriyet ile Özgür Gündem davalarına dikkat çekmek için Kadıköy’de eylemdeydi

Dışarıdaki Gazeteciler, 31 Ekim günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülecek Cumhuriyet ve Özgür Gündem davalarına dikkat çekmek ve tutuklu meslektaşlarıyla dayanışmak için bugün (28 Ekim) Kadıköy’de bir araya geldi.

“El ele yürüyoruz” sloganıyla düzenlenen eylem Mehmet Ayvalıtaş Meydanı’ndan yürüyüşle başladı.

“Gazetecilere özgürlük” pankartının taşındığı eylemde, “Hemen şimdi adalet”, “Hemen şimdi özgürlük”, “Susma haykır, özgür basın haktır”, “Ahmet çıkacak, yine yazacak”, “Dilan çıkacak, yine yazacak”, “Murat çıkacak, yine yazacak”, “Tunca çıkacak, yine yazacak”, “Mahir çıkacak, yine yazacak” sloganları atıldı.

CHP ve HDP milletvekilleri, basın örgütleri, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin destek verdiği eylemde Altıyol Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Burada yapılan açıklamayı Dışarıdaki Gazeteciler’den Gülşah Karadağ okudu.

“Gazeteciliğin tutsak edilmesi yalanların ortaya çıkmaması içindir”

“Onlarca gazeteci tutsak oldukça hiçbirimiz özgür olmayacağız, olamayacağız” diyen Karadağ, Türkiye’nin, “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine sahip ülke” olduğunu belirtti.

Karadağ şunları söyledi:

Çünkü gazeteciliğin tutsak edilmesi, muktedirin çevirdiği organize işleri gözden kaçırmak içindir. Yolsuzlukların hesabının sorulmaması, memleketin kilerine dadanmış kanatlı farelerin rahatça kemirebilmesi ve soyguncuların yüzündeki maskenin düşmemesi içindir. Gazeteciliğin tutsak edilmesi, gerçeğin gizlenmesi ve yalanların ortaya çıkmaması içindir. Hakkın, hukukun, adaletin ayaklar altına alınıp çiğnenmesi içindir. İşkencecilere yol vermek, evlatlarımızın neden katledildiklerini unutturmak, katillerden hesap sormamak içindir. Çünkü gazetecilerin tutsak edilmesi, iş cinayetlerine kurban verilen işçinin, iliğine kadar sömürülen emekçinin, hayatın her alanında taciz ve tecavüze uğrayan, katledilen kadınların çığlığının bastırılması içindir.

Eğitimsizliğe ve oyun çağında açlık fiyatına çıraklığa mahkûm edilen minicik yavrularımızın alınlarından damlayan teri, gözlerinden akan yaşı, maruz kaldıkları eziyeti; kirin, pasın içinde tamamen görünmez kılmak içindir.

“31 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’ne gel!”

“Böylesi bir zorbalığa hiçbir ülke halkının layık olmadığını biliyor ve o yüzden tahammül sınırlarının çoktan aşıldığını söylüyoruz. Bu esarete, bu cehalete katlanmak zorunda değiliz” diyen Karadağ, 31 Ekim’de görülecek olan Cumhuriyet ve Özgür Gündem davalarına katılım çağrısı yaptı.

Karadağ, “O halde gel… Mutlaka gel… Zorbalığa dur demek için gel… Terazisi şaşmış olan adaletin düzelmesi için gel… Tutsaklığa hayır demek için gel… Yaz gazeteci, demek için gel… Gasp edilen özgürlüklerimizi geri almak için gel… Demokrasi ve barış için gel… Yine el ele, yine omuz omuza gel… 31 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’ne gel… Gel… Mutlaka gel… Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Ne olmuştu?

Cumhuriyet’in İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, muhabiri Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper’in tutuklu olduğu davanın dördüncü duruşması görülecek. Duruşma Cumhuriyet operasyonunun birinci yılına denk geliyor. Davada Cumhuriyet’in yayın politikası yargılanıyor.

Aynı gün Özgür Gündem gazetesinin ana davasına da devam edilecek. Gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya tam 431 gündür hapishanede. Gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise Ocak ayından bu yana tutuklu. Davada yazar Aslı Erdoğan, dilbilimci Necmiye Alpay, gazeteci Bilir Kaya, yayıncı Ragıp Zarakolu, avukat Eren Keskin, siyasetçi Filiz Koçali de tutuksuz yargılanıyor.

Sendika.Org