Sendikamızın çağrısıyla gazeteciler ve emek-meslek örgütlerinin temsilcileri basın özgürlüğünü mücadelesinin olanaklarını tartışmak üzere bir araya geldi. Forum şeklinde gerçekleşen toplantıda basın-ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı mücadelelerini büyütecek öneriler getirdi. Forumda alınan kararlar bir sonuç metniyle kamuoyuyla paylaşılacak.

Saray iktidarının basın ve ifade özgürlüklerine yönelik saldırıları ve Özgür Gündem Nöbetçi Yayın Yönetmenliği çalışmasına katılan gazetecilerin yargılanmasına karşı üç günlük “Basın Özgürlüğü İçin Dayanışma Buluşması” düzenleyen sendikamız bu kapsamda bir buluşma gerçekleştirdi.

21 Eylül Çarşamba günü Taksim’deki Aynalı Geçit Toplantı Salonu’ndaki foruma gazetecilik emek-meslek örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda gazeteci katıldı.

Moderatörlüğünü Yönetim Kurulu üyemiz Ayşe Düzkan’ın üstlendiği forumda gazeteciler iktidarın baskılarına karşı mücadelenin yöntemleri ve araçları üzerine tartışmalar yürüttü.

Forumun açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Faruk Eren, Çağlayan Adliyesi’nde üç gün boyunca görülen Nöbetçi Yayın Yönetmenliği, Dündar-Gül ve Oda TV davalarına dikkat çekerek adliyelerin tüm mesailerini gazetecilere ayırır hale geldiğini söyledi. Baskıları durdurmak için yeni yöntemler geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Eren, “Türkiye durumunu belirten bir deklarasyon ilan edelim. Ülkeye ve dünyaya yaşananları gösterelim” önermesinde bulundu.

KESK/Haber-Sen İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Engin Başçı, KESK üyelerine yönelik saldırılara karşı yürütülen mücadelenin gazetecilerin mücadelesinden farksız düşünülemeyeceğini söyledi. Başçı, “Sorun ifade özgürlüğü sorunudur. Alana çıkmaksa alana çıkmak, adliyede sorunları paylaşmaksa paylaşmak ama dayanışmayı büyütmek gerekir. Başka çaremiz yok” dedi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ilk defa bir iktidarın her görüşten gazeteciyi hedef aldığına tanık olduklarını, buna karşı hiçbir görüş ayırt etmeksizin tüm gazetecilerin savunulması gerektiğini belirtti. Güneş, tüm meslektaşlarıyla dayanışma içinde olma ve bu dayanışmayı görünür kılmanın öneminden söz etti.

TGS İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş, darbe girişimi sonrasında 3 bin civarında gazetecinin işsiz kaldığına dikkat çekerken, dışarıdaki gazetecilerin de özgür olmadığını ifade etti.

Gazetecilerden mücadeleyi büyütecek, sesi güçlendirecek öneriler

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol davalarda salonları doldurmanın ve kamuoyu yaratmanın kararları etkilediğini dile getirdi. Aykol, yazılacak ortak metinlerin uluslararası kuruluşlara iletilmesi gerektiğini ancak bununla sınırlı kalmayarak sivil itaatsizlik eylemlerine geçilebileceğini kaydetti.

Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat gazetecilerin gözaltına alınmasıyla mesleğin itibarsızlaştırıldığının altını çizdiği konuşmasında gözaltı anlarında hızlı refleksler gösterilmesi ve sosyal medyanın daha etkin kullanılması önermelerinde bulundu.

Gazeteci Elif Ilgaz Peri haber alma özgürlüğünün iyi yansıtılmadığını belirterek örgütlenmenin önemine atıf yaptı: “Dokunsak yanacağız dönemindeyiz. Sendikal anlamda örgütlülük sağlamamız gerekiyor. Yapısal bir sorun olduğunu görüyorum. Gazetecilerin örgütlenme problemi olduğunu görüyoruz. Her gazetecinin sendikaya üye olması gerekiyor.”

 

Agos Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan da tüm örgütlerin içinde olduğu bir platformun Çağlayan Adliyesi’nde bilgilendirme açıklaması yapması gerektiğini, haftada bir tutuklu gazetecilerin durumlarına ilişkin bilgilendirme yapılmasının ihtiyaç olduğunu, böylece daha önce eylemlere katılmayan gazetecilerin de sürece dahil edilebileceğini ifade etti.

Gazeteci Celal Başlangıç ise gazetecilerin açlık grevine girmesini önerdi, “Toplumun değişik kesimlerinin de haber alma hakkı için buna katılması gerekir. Bunu yaygınlaştıramazsak yalnızlaşırız” dedi.

Son olarak gazeteci Ayşe Yıldırım söz aldı. Yıldırım, “Sayımız az ama sesimizin gür çıktığı alanlarımız var. Sosyal medya, haber nöbeti ve nöbetçi yayın yönetmenliği güçlü olduğumuz pratiklerdir. Bunları uluslararası alana yayalım. Haftada bir, bir ülkeden gazeteci gelip nöbet tutar. Uluslararası bir sempozyum da bunu güçlendirebilir” dedi.

Forum alınan kararların katılımcılar tarafından değerlendirilmesiyle sona erdi.

Kaynak: Sendika.org, DİHA