Sidebar

22
Çrş, May

Yargılanan ilk nöbetçi yayın yönetmeni feminist gazeteci yazar Ayşe Düzkan olacak. 20 Eylül'deki davanın ardından gazeteciler davalar ve devam eden soruşturmalar için haftada birkaç kez adliyeye gitmek zorunda kalacak.

Kürtçe yayan yapan Azadiya Welat gazetesinin Diyarbakır’daki merkez ve dağıtım bürosu polis tarafından basıldı. Ofiste yapılan aramanın ardından burada bulunan 25 kişi gözaltına alındı, telefonlarına ve kimliklerine el kondu.

Gazetenin imtiyaz sahibi Ramazan Ölçen, dağıtımdan sorumlu arkadaşlarının gözaltına alınmasının kendilerini yıldıramayacağını, gerekirse editörlerin dağıtımı üstleneceğini açıklarken gözaltına alınanlardan Mehmet Akgün’ün eşi Beritan Akgün, “Onları alsanız da görevi biz devralırız,” dedi.

DİSK Basın-İş olarak Azadiya Welat gazetesine yönelik baskıları kınıyor, bunun basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik bir saldırı olduğunu ifade ediyoruz. Ayrıca meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu belirtiyor ve gözaltına alınan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

 

AKP, ülkede “Demokrasi Var” diyor kandırıyor.

“İfade Özgürlüğü Var” diyor kandırıyor

“Basın Özgürdür” diyor kandırıyor

“Herkes Kıdem Tazminatını Alacak” diyor kandırıyor.

“Taşerona Kadro” diyor kandırıyor.

İş cinayetlerine “Kader” diyor kandırıyor.

"Soma'dan Cemaat Sorumlu" diyor kandırıyor.

“KANDIRILDIK” diyor kandırıyor!

 

Cemaatler, “Himmet Parası” diyor kandırıyor.

“Türkçeyi Dünyaya Tanıtıyoruz” diyor kandırıyor.

“Muhtaca, Yetime Yardım” diyor kandırıyor.

 

Patronlar, “Kâr Etmiyoruz” diyor kandırıyor.

“Sendikalı Olmak Suç” diyor kandırıyor.

“Fazla Mesai” vermiyor kandırıyor

Onlar da “KANDIRILDIK” diyor ve yine kandırıyor!

 

Basın Yayın ve Matbaa Emekçileri “Kandırıldım” demek istemiyorsanız,

DİSK Basın-İş’e üye olun!

 

Üyelik için detaylar

http://www.diskbasinis.org/index.php/tr/ueyelik

 

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun çağrısıyla dünyanın dört bir yanındaki gazeteci örgütleri Türkiyeli meslektaşlarıyla birlikte “Gazetecilik suç değildir” diyor.

Polonya Gazeteciler Cemiyeti, “Türk hükümeti demokrasiyi savunma konusunda sokaktaki kalabalıklar kadar kararlı olmalı,” derken Romanya Kültür ve Medya Federasyonu, Türkiye’nin Romanya Büyükelçisi Osman Koray Ertaş'a bir ziyarette bulunarak basın özgürlüğüyle ilgili endişelerini dile getirdi.

Birçok gazeteci örgütü de ülkelerindeki Türkiye büyükelçilerine birer mektup gönderdi. Danimarka Gazeteciler Sendikası Başkanı Larse Werge, Türkiye Cumhuriyeti Danimarka Büyükelçisine yazdığı mektupta Türkiye'deki basın özgürlüğüyle ilgili endişelerini dile getirdi.

İspanya Gazeteci Sendikaları Federasyonu Başkanı Elsa Gonzales, Büyükelçi Ömer Önhon'a yazdığı mektupta üst kuruluşları EFJ ve IFJ'nin basın özgürlüğü konusuna verdiği önemi vurguladı. Fransa'nın en büyük gazeteci örgütü SNJ, Büyükelçi Hakkı Akıl'a yazdığı mektupta kapatılan yayın organlarıyla ilgili endişelerini ifade etti.

Makedonya Gazeteciler Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Makedonya Büyükelçisi Ömür Şölendil'e gönderdiği mektupta OHAL'in gazetecilere, medyaya ve toplumun diğer kesimlerine baskının bahanesi olmaması gerektiğine işaret etti.

Britanya'da bulunan Ulusal Gazeteciler Birliği Genel Sekreteri Michelle Stanistreet ise Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç'ten Türkiye’de basına yönelik baskıları görüşmek üzere NUJ heyeti için bir randevu talebinde bulundu. Bosna Medya Merkezi, IFJ'nin Türkiye'deki gazetecilerle dayanışma kampanyasına destek verdi.

Bulgar Gazeteciler Birliği, Türkiye'deki gazetecilerin hakları konusunda ısrarlı. İsveç, Norveç, İsviçre, Almanya, İtalya, Kudüs, Hırvatistan ve Tunus’daki gazeteci örgütleri de Türkiye’deki meslektaşlarına destek verdi.

Diğer Makaleler...