Sidebar

25
Prş, Nis

Şubat ayında Türkiye’nin gündeminde yolsuzluk operasyonları ve internet üzerinden yayınlanan ses kayıtları vardı.

Evrensel gazetesi yazarı ve internet sitesi editörü Mithat Fabian Sözmen'e yönelik saldırı, gazeteciler, gazeteci sendikaları ve meslek örgütleri tarafından kınandı.

Türk-İş'e bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Kuleli ile gazeteci Hasan Cömert'e yönelik saldırı sendikamız tarafından yazılı bir açıklama ile kınandı.

Önce medya kurumlarının yöneticilerine gelen telefonlar ile gelen sansür çabaları MİT'in çalışmaları konusunda yapılmak istenen yasal düzenlemeler ile boyutlandırılmak isteniyor. Halkın haber alma hakkı kısıtlanmak, düşüncenin oluşması engellenmek isteniyor.  
 
DİSK Basın-İş Sendikası, tüm sansür ve baskı girişimlerine karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundu.
 
DİSK Basın-İş tarafından yapılan suç duyurusunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ciner Medya yöneticisi Mehmet Fatih Saraç'ın, 'Haberleşmenin Engellenmesi, Görevi Kötüye Kullanma ve tespit edilecek diğer tüm suçlar' nedeniyle cezalandırılması istendi.
 
Bizler diyoruz ki, Ne yandaş olacağız ne de 'itaat et rahat et' diyerek gözümüzü, kulağımızı, ağzımızı kapatacağız. İktidarın ve sermayenin değil, halkın haberlerini yapmak için var olacağız.
 
{scribd}208325337{/scribd}

Başbakan bir kez daha aynı nakaratı tekrarladı, "Cezaevinde gazeteci yok", "onlar terörist", "sarı basın kartları da yok". Ardından, bir televizyon kanalının haberlerine başbakanın nasıl müdahale ettiği iddiaları ortaya atıldı. Kendisi yalanmadığı gibi televizyon kanalından da henüz bir yalanlama veya açıklama gelmedi. Yalanlama olsa ne değişir, aslında pek bir şey değişmez. Yıllardır başbakanın basın toplantılarına katılan gazetecilerin eline tutuşturulan soruları, basın danışmanından izin almadan soru soran gazetecilerin işinden edildiğini biliyoruz. Bu sadece var olanın iyice su üstüne çıkmasıdır.

 

İnternet yayıncılığı konusunda yapılan son düzenleme de bir sansür düzenlemesidir. Herhalde başbakanın her internet sitesini ayrı ayrı arayamayacağını düşünenler, yetkiyi TİB'e devretmeye karar verdi. Siyasi iktidar düşünmeyi engelleyemeyeceğini bildiği için düşüncenin oluşmasını engellemeye çalışıyor. Türkiye'yi gazeteciler için dev bir hapishaneye dönüştürenler artık herkesi o cezaevine dahil etmek istiyor. 

 

DİSK Basın-İş olarak yasaklarla bir yere varamayacağını bir kez daha AKP’ye hatırlatıyor ve herkesi özgürlüklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Diğer Makaleler...