10
Pzt, Ara

Türkiye ve gazetecilik için karanlık bir yıl daha geride kaldı. 2017 yılında OHAL de bahane edilerek çok sayıda basın kurumu kapatıldı, onlarca arkadaşımız gözaltına alındı, hukuksuz şekilde tutuklandı. Basın ve toplum üzerindeki baskılar artarak devam etti.

2016 yılında olduğu gibi, 2017 yılı için de DİSK Basın-İş’in her ay yayımladığı medyaya yönelik baskıları, hak ihlallerini  bir araya getirerek “2017 Basın Almanağı”nı Türkçe ve İngilizce olarak hazırladık. Bilgiler tanık olduğumuz, yargılandığımız davalardan, meslektaşlarımızdan ya da medyadan derlendi. Amacımız mesleğimizin bizlere yüklediği sorumlulukla tarihe not düşmek ve mücadeleyi, dayanışmayı büyütmektir.

 

Sendikamızın 10 Ekim Katliamının yıldönümünde bir grup gönüllü akademisyen tarafından hazırlanan ‘Medyada 10 Ekim Katliamı’ raporunu bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. 9 Ekim Pazar günü Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleşen basın toplantısına Genel Başkanımız Faruk Eren, çalışmaya katılan Doç.Dr. Tezcan Durna ve Ceren Sözeri katıldı.  

Sendikamızın çağrısıyla biraraya gelen ve Denetim Kurulu üyemiz Erol Aral’ın koordinasyonunda yürütülen çalışmada Nilgün Tutal Cheviron, Esra Arsan, Ceren Sözeri, Burak Özçetin, Tezcan Durna, Suncem Koçer, Yeşim Akmeraner, Eda Köprü Yılmayan, Cansever Güner, Didem Tuncay, Burcu Öztürk, Vahdet Mesut Ayan, Arzu Altundiş, Ayçin Özoktay, Işıl Demir, Aydın Çam ve Sinem Aydınlı yer aldı.

Gönüllüler tarafından hazırlanan  ‘Medyada 10 Ekim Katliamı – Televizyon ve gazetelerin habercilikle imtihanı’ raporunda, birçok TV kanalı ve gazetenin katliamın ardından yaptığı yayınlar mercek altına alındı. Raporda; televizyon kanalı olarak A Haber, CNN Türk, Fox TV, Kanal D, Kanal 24, Med Nuçe ve NTV 10-11 Ekim 2016; yazılı basın olaraksa Hürriyet, Star, Yeni Şafak, Zaman, Sabah, Cumhuriyet ve Özgür Gündem gazetelerinin 10-16 Ekim 2015 tarihlerinde yaptıkları yayınlar incelendi.

Basın toplantısında sendikamız adına konuşan Faruk Eren, gazetecilerin bütün katliamları gördüğünü ancak gazete ve televizyonların büyük kısmının katliamları, katliamların arkasındaki nedenleri görmediğini ifade etti ve bu medya analiz çalışmasının 10 Ekim’de kimin neyi, nasıl gördüğünü, neyi görmediğini açıklamak için yapıldığını kaydetti. Çalışmada emeği geçen herkese teşekkür eden Eren, sözü analiz raporunu hazırlayan akademisyenlere bıraktı.

Çalışmayı özetleyen Doç. Dr Tezcan Durna, Gar patlaması sonrası haber kanallarında patlamaya dair gerçekleri aydınlatacak yayınlar yerine  ‘milli birlik ve beraberlik’  söyleminin öne çıkarıldığını belirtti, medyanın mağdura mikrofon uzatmak yerine “akredite” kaynaklara başvurup “devletini milletini seven gazeteci” gibi bir tanım geliştirdi ve olayı sorgulamaktan çok dramatizasyonla faili de mağduru da görünmezleştirdiğine dikkat çekti.

Durna’nın ardından söz alan Ceren Sözeri, bu çalışmada ele aldığı Fox TV üzerine değerlendirmelerde bulundu. Medyanın 10 Ekim Katliamı sonrası “milli birlik ve beraberliğe çağrı yapma misyonu edindiğini” ifade eden Sözeri, Fox TV’nin 10 Ekim Katliamı’nı nasıl gördüğünü örneklerle açıkladı. Sözeri katliam sonrası TV kanallarında görüş bildiren analist/yorumcular arasında hiç kadın olmadığına ve alanda bulunan gazeteciler yer almadığına da dikkat çekti.

Sendikamız tarafından hazırlanan rapora ulaşmak için tıklayınız