Grid List

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren : Bu yasa sadece gazetecileri değil, tüm yurttaşları ilgilendiriyor. Herkesi ortak mücadeleye davet ediyoruz

Dedeoğlu: "Bu yasanın bir sansür yasasından fazlası olduğunu söyledik. bütün özgürlükleri ayaklar altına almak isteyen bu 40 maddenin reformlarla düzeltilemeyeceğini söyledik"

Gözaltındaki 21 gazeteci için ortak açıklama

BirGün emekçilerinden 1 Mayıs çağrısı

Grid List

Bugün sansürün kaldırılışının yıldönümü. 1908’de ilan edilen Meşrutiyet’in ardından ilk kez sarayın sansürcüleri gazetelere, basımevlerine giremedi. İlk kez gazeteler sansürsüz çıktı. Ama gazeteciler, tarihlerinde çok önemli bir dönemeç olan 24 Temmuz’u on yıllardır ‘bayram’ olarak kutlamıyor.

Aradan geçen 112 yıl çok şey değiştirmedi ne yazık ki. İktidar 112 yıl önceki baskı dönemini yüceltiyor, istibdadın padişahına övgüler diziliyor. Bugün İletişim Başkanlığı, RTÜK, Basın İlan Kurumu yeni saray sansürcüleri durumunda.

İktidarın hoşuna gitmediği haberler, yorumlar yapan televizyon kanalları kapatılmak isteniyor, programlar durduruluyor, ödenemez para cezalarına çarptırılıyor. RTÜK Başkanı “Haber sunucularını uyarıyorum, böyle giderse yorum yapılmasını yasaklarız” diyebiliyor.

Basın İlan Kurumu gazetelere haberleri nedeniyle ilan kesme cezası veriyor. İletişim Başkanlığı istediği gazeteciye basın kartı veriyor, istemediğine vermiyor. Kazanılmış hak olan basın kartları keyfiyetle, hiçbir açıklama yapılmaksızın iptal ediliyor. Kurumun başkanı kendisi hakkında haber yapan gazetecileri yargının önüne atıyor.

Onlarca gazeteci çeşitli bahanelerle hapishanelerde tutuluyor. Yüzlercesi yargılanıyor. Neredeyse iktidarın hoşuna gitmeyen her haber hakkında dava açılıyor.

Özellikle OHAL döneminde kapatılan televizyon kanalları, gazete, haber ajansları, gazeteler, internet siteleri nedeniyle binlerce gazeteci işsiz kaldı. Bu gazetecilerin büyük bölümü halen işsiz.

Haberlere internet üzerinden erişim keyfiyetle engelleniyor. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle insanlar gözaltına alınıyor, hatta tutuklanıyor. Bu yetmiyormuş gibi sosyal medyayı sınırlandırma, tümden yasaklama niyetleri en yetkili ağızlarca dile getiriliyor.

Kısacası istibdat sürüyor. Bu ülkede gazetecilerin gerçekten bayram kutlayacağı günlerin gelmesi için mücadelemiz de sürüyor. O günlerin çok uzakta olmadığına inanıyoruz.

Gerçeklerden, haberden, gazeteciden korktukları için baskı uyguluyorlar. Onların korkusu bizim umudumuzdur.