Sidebar

30
Pzt, Kas

Sendikamız, Artı TV’de işten çıkarılma sürecinin ardından üyemiz hakkında yapılan “cinsiyetçi şiddet” suçlaması hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlamıştır. Ağustos ayında başlayan sürece dair işleyiş ve değerlendirmemiz aşağıdaki gibidir:

Sendikamız Haziran ayında Sibel Hürtaş ile iş akış sürecine dair yaşadığı tartışma sonucu “idari izne” çıkartılan üyemiz Eren Güven için işveren tarafıyla yürüttüğü müzakerede üyemiz Eren Güven’in belirsiz süreli işten uzaklaştırılması kararında inisiyatifi olan Artı TV Ankara temsilcisi Sibel Hürtaş ile görüşmüş, Hürtaş’ın bu görüşmede gündeme getirdiği sözlü şiddet, cinsiyetçi tuttum iddiaları üzerine kadının beyanını esas alarak bir soruşturma başlatmıştır. Soruşturma sürecinin her bir aşamasında kadın mücadelesinin temel değerleri göz önünde tutulmuştur. Bu nedenle sendikal mücadelenin önceliklerinin yanı sıra feminist mücadelenin değer, yöntem ve ilkelerini benimseyen bir tutum izlenmiştir. Önce yüz yüze görüşülen Hürtaş’ın, yazılı olarak da şikâyeti alınmış ve işleme konmuştur. Tamamı kadınlardan oluşan kurullar tarafından yapılan değerlendirme sonucu iddialara konu olan üyemiz Eren Güven’in hem yazılı hem sözlü savunması alınmıştır. Hürtaş’ın şikâyet dilekçesinde işyerindeki diğer isimler tanık olarak gösterilmiş, bu tanıkların ve Hürtaş’ın telefon aracılığıyla sendikamız yönetimiyle görüştürdüğü tanığın beyanları alınmıştır.

Bu anlayışla yürüttüğümüz soruşturmada oluşan kanaatimiz, bağımsız feminist isimlerle ve hukukçularla istişare edilmiştir ve soruşturma aşağıdaki gibi nihayetlendirilmiştir:

Yapılan inceleme sonucu

  • Eren Güven’in amiri konumundaki Sibel Hürtaş ile iş akış sürecine dair yaşadığı bir tartışma nedeniyle önce “süresiz idari izne çıkarıldığı” anlaşılmıştır.
  • İdari izin ve sonrasında işten çıkarmaya ilişkin işverence yürütülen süreçte alınan yazılı savunmada da sonrasındaki işten çıkış bildiriminde Güven’in Hürtaş’a yönelik cinsiyetçi / ayrımcı tutumu gerekçe olarak gösterilmemiştir. İşverenin bu tavrı soruşturma sürecini etkilememiş olsa da kamuoyuna yapılan bilgilendirmede bu noktaya yer verilmesi gerekli görülmüştür.
  • Eren Güven, Hürtaş’ın “kadın yönetici olduğu gerekçesiyle inisiyatifinin tanınmadığı” yönündeki suçlamasından tanıkların beyanıyla aklanmıştır.
  • Eren Güven, işyeri ortamında “kapıları çarparak, bağırarak gerginlik yarattığı” yönündeki suçlamalardan Güven’in hem olay öncesi hem de olay sonrası böyle bir tutum takınmadığını doğrular nitelikteki tanık ifadeleriyle aklanmıştır.
  • İşten çıkarma ile sonuçlanan idari izin süresi boyunca Güven’in Hürtaş’ı tehdit ettiği, “İşten atmanın bedelini ödeteceğim” dediği kadın kimliğini hedef alarak itibarsızlaştırmaya çalıştığı, siyasi ağlardaki ilişkilerini kullanarak Hürtaş’a baskı yaptığı iddialarını ispatlar nitelikte bir bilgiye veya tanıklığa ulaşılamamıştır. Tanık görüşmelerinden çıkan sonuç, aksi bir biçimde Hürtaş’ın gazeteci kimliğiyle görüştüğü en az bir (1) kişiye Eren Güven’i itibarsızlaştıracak yönde açıklamalar yaptığı yönündedir. Bu konuda gösterilen bir tanık ise Güven’in kendisiyle yaptığı konuşmalarda böyle bir beyanda bulunmadığını, işe geri dönmek konusundaki isteğini ifade ettiğini ve Hürtaş’ı hedef alan açıklamaları olmadığını dile getirmiştir.
  • Güven’in, Hürtaş’ın özel hayatını hedef alan cinsiyetçi açıklamalarına dair bir (1) tanık beyanına ulaşılmıştır. Bu tanık, olayı çözme amacıyla Güven’i telefonla arayarak görüştüğünü ve bu görüşme esnasında kendisinde bu kanıyı oluşturacak ifadeler kullanıldığını aktarmıştır. Güven, tanıkla böyle bir telefon görüşmesi olmadığı yönünde ifade vermiştir. Kurulumuz bu durumda kadının beyanını esas almıştır ve ifadelerin sarf edildiğini kabul etmiştir. Söz konusu ifadenin, kamusal bir ortamda Hürtaş’ı itibarsızlaştırmak kastıyla değil arabuluculuğa soyunan bir başka arkadaşla yapılan özel bir sohbette sarf edildiği, açık değil dolaylı bir cinsiyetçi niyet içerdiği bu nedenle “işten çıkarılma” yaptırımıyla cezalandırılacak bir suç sayılamayacağına karar verilmiştir.

Üyemiz Eren Güven, kurullarımız tarafından yürütülen soruşturmalar sonucunda hakkındaki tüm suçlamalardan aklanmıştır.

Hatırlatmak gerekirse Artı Tv çalışanı Eren Güven, amiri Sibel Hürtaş ile bir tartışma sonrası “idari izne” çıkartılmıştır. Güven’e üç aylık bir sürenin ardından ise iş akdinin sonlandırıldığı bildirilmiştir. Koronavirüs salgını nedeniyle resmen işten çıkarılamayan Güven, bu süreçte “ücretsiz izinde” gösterilmektedir.

Artı TV yönetimini bu konudaki haksız uygulamadan vazgeçerek üyemizi işbaşı yaptırmaya çağırıyoruz. Haksız bir idari izin ve akabinde yaşanan işten çıkarma bildirimi sonrası Eren Güven’in mağdur olduğu ortadadır. Üyemizin işten çıkarıldığı yetmezmiş gibi, hakkındaki iddialar nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması nedeniyle en çok ihtiyaç duyduğu dönemde üyeliği askıya alındığı için sendikal dayanışma ve dayanaktan da mahrum bırakıldığı görülmektedir. Güven’e işten çıkartma bildirimi öncesi işveren tarafından yapılan farklı bir şehirde çalışma önerisini de Artı TV’nin Güven’i mağdur etmek istemediğine ilişkin bir işaret olarak görüyoruz. Artı Tv yönetimini, sendika olarak yürüttüğümüz soruşturmayı göz önüne almaya davet ediyor. Üyemiz Eren Güven’in acilen iş başı yaptırılmasını istiyoruz.

Türkiye’de feminist hareketin ve tek tek her bir kadının zorlu mücadelelerle toplumsal muhalefete benimsettiği eşitlikçi ilkelerin ve kadına yönelik şiddete karşı mücadele ilkelerinin savunulması, sendikamızda görev alan tüm kadınların üzerine düşen temel görevlerdendir. Bu görev, söz konusu ilkelerin tavizsiz hayata geçirilmesi kadar bu ilkelerin süreçleri belirsizleştirecek ve yarattığı değeri aşındıracak niyetlerle kullanılmasına karşı durmayı da kapsamaktadır. Kadın mücadelesinin değerleri kişi ve kurumların haksız uygulamalarına kalkan olamayacak kadar kıymetli ve güçlüdür. Zira bu mücadele, kadınların kıymetli emeğiyle bugünlere gelmiştir. Mücadelemizin değerlerini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.

Gereğini kamuoyunun takdirine sunarız.

 

DİSK Basın İş'li kadınlardan bilgilendirme

DİSK Basın-İş'ten tweetler

DİSK Basın-İş Neden DİSK? Neden Basın İş? Sendikal mücadele için yetkili değil etkili olmak yeterli https://t.co/umrumEbLVX
Pazar, 29 November 2020 10:00
DİSK Basın-İş Gazeteci Dindar Karataş'a mahkemede haberleri soruldu, "haberin objektif olup olmadığına gazetecinin kendisi ve gaz… https://t.co/mMH32qNMeQ
Perşembe, 26 November 2020 18:37
DİSK Basın-İş Kürt gazetecilere dönük gözaltı ve tutuklamalar sürüyor; adalet reformu mu demiştiniz? https://t.co/yZosKWbgEN
Perşembe, 26 November 2020 10:02