Sidebar

21
Prş, Oca

 

Gazeteci Ayşegül Doğan hakkında Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Gerekçeli karar bir kez daha gösterdi ki verilen hüküm, tümüyle gazeteci Ayşegül Doğan’ın gazetecilik faaliyetlerine yönelik bir cezalandırma çabası. Üstelik mahkeme açıkladığı gerekçeli kararla sadece gazeteci Ayşegül Doğan’ı haksız yere cezalandırmakla kalmıyor, bir de gazeteciliği kendine göre tarif etmeye kalkıyor.

Gerekçeli kararda gazeteci Ayşegül Doğan hakkında Google üzerinden bir arama yapıldığı, o aramada çıkan sonuçların da Ayşegül Doğan’ın terör örgütüne üye olduğunun kanıtı olduğu söyleniyor.

Peki mahkeme Basın Kanunu biliyor mu?

Basın Kanunu Madde 26- Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında Basın Kanunu hiçe sayılarak gazeteci Ayşegül Doğan’ın 5-10 yıl önce yaptığı haberleri, röportajları üzerinden haksız bir “kanaat” çıkarılarak suçlu olduğu ispat edilmeye çalışılıyor.

Üstelik gerekçeli kararda mahkeme sadece Ayşegül Doğan için değil, gazetecilik mesleğinin kendisi için de çok tehlikeli bir çıkarımda bulunup, gazeteciliği tarif etmeye kalkışıyor. Mahkeme, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından tanımlanmış bir gazetecilik faaliyetinin bulunmaması (yasal basın kartı olmaması)” nedeniyle Ayşegül Doğan’ın gazeteci olarak takip ettiği etkinliklerde gazeteci olarak bulunmadığına, etkinliğe katıldığına göre olsa olsa örgüt üyesi olduğuna inanmamızı istiyor. Peki gazeteci “sayılmak” için hangi şartlar gerekiyor gerçekten?

Mahkeme acaba Basın İş Kanunu’ndan haberdar mı?

Basın İş Kanunu Madde 1 – (Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.)

Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır.

Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir.

Basın ve yayın kuruluşları yasalar çerçevesinde kurulur ve faaliyet gösterir. Gazetecilerin görev yapması için ayrıca bir onay,  ehliyet gerekmez. Mesleklerini yapabilmeleri için kurumlarının verdiği kart dışında belgeye ihtiyaç yoktur.

Gerekçeli Karar, Ayşegül Doğan’ın gazeteci olmadığını iddia ederken, öte yandan sadece yaptığı haberleri ve röportajları kendine göre delil sayıyor. Kendi iç tutarlılığı bile olmayan, temel mantık kurallarını dahi dikkate almayan bu suçlamalar insan aklına hakaret niteliğindedir. Ayşegül Doğan’ın yaptığı haberler madem şiddeti özendiriyordu veya terör örgütü propagandası içeriyordu, yayınlandığı zaman neden dava açmadınız? Şimdi neden cezalandırmaya konu ediyorsunuz?

Bu cezalandırmanın kamu vicdanından zerre kadar yeri yoktur. Elinizi gazeteciliğin üzerinden çekin. Bu ülkenin onurlu gazetecileri halka gerçekleri ulaştırmaya devam edecek.

DİSK Basın-İş'ten tweetler

DİSK Basın-İş Pandemi ile birlikte teknoloji daha çok hayata dahil oldu. Yazılımcılar sayesinde hayat kolaylaşıyor ama onlar daha… https://t.co/uEfAsIUjgf
Çarşamba, 20 January 2021 09:05
DİSK Basın-İş Matbaa emekçileri, yıpranma hakkı elimizden alındı. Gözleri kıdem tazminatında. Gelin emeğimize saldırıyı birlikte… https://t.co/emPz4TcYjR
Çarşamba, 20 January 2021 08:05
DİSK Basın-İş Tek suçu haber yapmaktı, İran'dan Türkiye'ye kaçtı. Bu kez iade edilmek üzere gözaltına alındı. IFJ, Türkiye'ye iad… https://t.co/CyUs2QnYko
Çarşamba, 20 January 2021 07:09