Sidebar

29
Prş, Eyl

 

Gazeteci Ayşegül Doğan hakkında Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Gerekçeli karar bir kez daha gösterdi ki verilen hüküm, tümüyle gazeteci Ayşegül Doğan’ın gazetecilik faaliyetlerine yönelik bir cezalandırma çabası. Üstelik mahkeme açıkladığı gerekçeli kararla sadece gazeteci Ayşegül Doğan’ı haksız yere cezalandırmakla kalmıyor, bir de gazeteciliği kendine göre tarif etmeye kalkıyor.

Gerekçeli kararda gazeteci Ayşegül Doğan hakkında Google üzerinden bir arama yapıldığı, o aramada çıkan sonuçların da Ayşegül Doğan’ın terör örgütüne üye olduğunun kanıtı olduğu söyleniyor.

Peki mahkeme Basın Kanunu biliyor mu?

Basın Kanunu Madde 26- Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında Basın Kanunu hiçe sayılarak gazeteci Ayşegül Doğan’ın 5-10 yıl önce yaptığı haberleri, röportajları üzerinden haksız bir “kanaat” çıkarılarak suçlu olduğu ispat edilmeye çalışılıyor.

Üstelik gerekçeli kararda mahkeme sadece Ayşegül Doğan için değil, gazetecilik mesleğinin kendisi için de çok tehlikeli bir çıkarımda bulunup, gazeteciliği tarif etmeye kalkışıyor. Mahkeme, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından tanımlanmış bir gazetecilik faaliyetinin bulunmaması (yasal basın kartı olmaması)” nedeniyle Ayşegül Doğan’ın gazeteci olarak takip ettiği etkinliklerde gazeteci olarak bulunmadığına, etkinliğe katıldığına göre olsa olsa örgüt üyesi olduğuna inanmamızı istiyor. Peki gazeteci “sayılmak” için hangi şartlar gerekiyor gerçekten?

Mahkeme acaba Basın İş Kanunu’ndan haberdar mı?

Basın İş Kanunu Madde 1 – (Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.)

Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır.

Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir.

Basın ve yayın kuruluşları yasalar çerçevesinde kurulur ve faaliyet gösterir. Gazetecilerin görev yapması için ayrıca bir onay,  ehliyet gerekmez. Mesleklerini yapabilmeleri için kurumlarının verdiği kart dışında belgeye ihtiyaç yoktur.

Gerekçeli Karar, Ayşegül Doğan’ın gazeteci olmadığını iddia ederken, öte yandan sadece yaptığı haberleri ve röportajları kendine göre delil sayıyor. Kendi iç tutarlılığı bile olmayan, temel mantık kurallarını dahi dikkate almayan bu suçlamalar insan aklına hakaret niteliğindedir. Ayşegül Doğan’ın yaptığı haberler madem şiddeti özendiriyordu veya terör örgütü propagandası içeriyordu, yayınlandığı zaman neden dava açmadınız? Şimdi neden cezalandırmaya konu ediyorsunuz?

Bu cezalandırmanın kamu vicdanından zerre kadar yeri yoktur. Elinizi gazeteciliğin üzerinden çekin. Bu ülkenin onurlu gazetecileri halka gerçekleri ulaştırmaya devam edecek.

DİSK Basın İş’li kadınlar olarak medya ve yayıncılık sektöründeki erkek şiddetine karşı sektör çalışanı tüm kadınları ve LGBTİ+'ları değişimi birlikte örmeye çağırıyoruz.

Örgütlerimizde ve örgütlü olduğumuz iş yerlerinden başlayarak sektörde kadın ve LGBTİ+’lara yönelik erkek şiddetini, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı önleyecek, kadın ve LGBTİ+’lara konuşabilecekleri güvenli bir alan açmak için sektörde örgütlü ya da çalışan kadın ve LGBTİ+ meslektaşlarımızı ortak toplantıya çağırıyoruz.

Toplantı güvenli bir tartışma ortamı yaratmak için kapalılık ilkesiyle gerçekleşecektir. Lütfen katılım için aşağıdaki linke tıklayarak açılan mini formu doldurun.

Çözümü de birlikte örgütlemek için sizleri de bekliyoruz,

Dayanışmayla

 Katılım için kayıt formu

DİSK Basın İş'li kadınlar olarak kadına yönelik şiddetin medya sektöründe ne kadar canlı ve konuşulmaz olduğunun farkındayız. Birçok kadın meslektaşımızın şiddet faillerinin nüfuzu, konumu, popülaritesi ya da yaşı nedeniyle konuşmadığını biliyoruz. Kadınların şiddeti ifşa edecekleri, kendilerini güçlendireceklerini ve meslek alanında da kadın dayanışmasını örebilecekleri alanlara ihtiyacımız var. Bu nedenle,

DİSK Basın İş olarak meslektaşlarımız için güvenli alan yaratmayı,
Kadına yönelik şiddette bulunan hiçbir kimseyle yan yana olmayacağımızı,
Cinsiyetçi şiddeti gördüğümüz her alanda kadın mücadelesinin ilkelerine bağlı kalarak hareket edeceğimizi,
Şiddete, tacize maruz kalan meslektaşımızın ihtiyaç duymaları durumunda hukuksal ve psikolojik destek almaları için tüm kapasitemizle destek vereceğimizi
Şiddete ve tacize maruz kalan kadınların mücadelesinde yanlarında olacağımızı taahhüt ediyoruz.


Bu vesileyle DİSK Basın İş’li kadınlar olarak tüm kadın ve LGBTİ+ meslektaşlarımızı ve sektör bileşenlerini çalışma alanlarımızda maruz kaldığımız cinsiyetçi şiddeti konuşup bir yol haritası çıkartmak üzere bir araya gelmeye çağırıyoruz.

Sendikalarda kadınlara yönelik taciz ve şiddet karşısında etkin bir dayanışma merkezi kurmanın imkan ve olanaklarını yaratmak için daha fazla geç kalmayalım

Halen onlarca arkadaşımız gazetecilik yaptığı için hapishanede, daha fazlası hapis tehdidi ile adliye koridorlarında. Sadece gerçekleri yazdıkları için.
İktidarlar geçici biliyoruz, kalıcı olan bizleriz. Hakları için mücadele edenler, haklarını kullanmak için direnenler.

Gerçek gazetecileri işsizlikle, haysiyet cellatlığıyla, yalanlarla, hapislerle, davalarla, gözaltılarla korkutacağını sananlar yanılıyor. Bir gün onların da yalan haberlere kurban olmamasını yine biz savunacağız.

Haklar var oldukları için değil, kazanıldıkları ve yaşatıldıklarında haktır...

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün 72. yılında dünyanın dört bir köşesinde, halkın haber alma hakkına sahip çıktıkları ve düşünceyi açıklama hakkını kullandıkları için özgürlüğünden mahrum bırakılanları saygıyla selamlıyoruz.

DİSK Basın-İş

Bugün, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü.

Dünyanın her yerinde her meslekten her yaştan, her inanıştan erkek, kadınlara şiddetin bütün biçimlerini (fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital) uyguluyor.  Patriyarkal sistemin aynı zamanda öznesi olan erkeklere kadınlar boyun eğmiyor. Polonya’da kürtajı yasaklayanlara geri adım attırıyor. Türkiye’de İstanbul Sözleşme’sini tartışmaya açanları teşhir ediyor.

Kadınlar hayatlarına, kazanımlarına sahip çıkmak için sokaklarda, meydanlarda, okullarda, fabrikalarda, iş yerlerinde, gazete binalarında mücadele ediyor.

Biz DİSK Basın İş’li kadınlar da bu feminist mücadelenin bir parçasıyız. Bu hareketin, Türkiye’nin en direngen hareketi olduğunun da farkındayız. Kadınlardan aldığımız güçle erkek egemen düzeni de erkek medyayı da dönüştürmeye kararlıyız.

Cam tavanları yıkıp geçeceğiz, pes etmeyeceğiz. Erillemeden mobbinge, eşitsiz maaşlardan tacize, haneye mahkûm edilmemiz çabasından erkeklerin “eşi”, “kardeşi”, “kızı” diye anılmamıza kadar yaşam alanımızı daraltan şiddet biçimlerinin hepsine karşı koyacağız.

Her türlü eril şiddetin, transfobinin, homofobinin karşısında eşitlikçi mücadelemizle var olacağız. “Alışın gitmiyoruz” demeye devam edeceğiz ve bu sözü kuran LGBTİ+ meslektaşlarımızla dayanışacağız.

Erkeklerin öldürdüğü tüm kadınlara; gazete binalarında, matbaalarda, fabrikalarda, okullarda, var olduğu her alanda feminist mücadele veren, kadın hareketini dünden bugüne taşıyan her bir kadına, suçu olmaksızın hapiste tutulan kadın gazetecilere söz veriyoruz: Haklarımızdan ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Eril düzeni her gün öven, erkek şiddetini ayıplamakla yetinen erkeklere de sözümüz var: Feminist mücadelemizin geri dönüşü yok! Patriyarkanın karşısında omuz omuza, yan yana, söz söze durmaya devam edeceğiz

Yaşasın kadınların mücadelesi

Yaşasın kadın dayanışması

Diğer Makaleler...

DİSK Basın-İş'ten tweetler

DİSK Basın-İş K24 kameramanı Dilşad Kerim ve muhabir Soran Kameran canlı yayın sırasında İran tarafından Pirde’de düzenlenen bomb… https://t.co/x7EMJqLj4A
About 11 hours ago
DİSK Basın-İş Demokratik Modernite Dergisi çalışanı Ramazan Dişarı hakkında çıkan haberler ve kurum tanıtım kartının 'sahte' bası… https://t.co/TbIAK2vLjS
Pazartesi, 26 September 2022 15:03
DİSK Basın-İş Soruşturma davaya dönüştü. Üyemiz Gökay Başcan'ın yanındayız. Soruşturmalarla, davalarla gazeteciliğe ket vuramayac… https://t.co/MEzBKB20hC
Pazar, 25 September 2022 18:03