10 Eylül günü Ahmet Atakan’ın ölümüne yol açan polis saldırısını protesto eden eylemciler de görüntü almaya çalışan basın emekçileri de yine polis şiddetine maruz kaldı.

 

Gazeteci Ahmet Şık, silahını üzerine doğrultan bir polis tarafından tehdit edildi.

İstanbul’da Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Ali Açar, İzmir’de Evrensel Gazetesi muhabiri Metehan Ud polis tarafından darp edildi.

Kameramanları ve foto muhabirleri kalkanlarla iterek olay yerinden uzaklaştırmaya çalışan polisin darp ettiği gazetecilerden foto muhabiri Ufuk Koşar’ın kolunda kıkırdak ezilmesi oluştu.

Alternatif Medya kanallarından Çapul TV muhabiri Hasan Tual plastik mermi isabet etmesi sonucu kolundan yaralanırken, Vagus TV muhabiri Rabia Çelik de görüntü aldığı sırada kendisine kafa atan bir çevik kuvvet polisinin saldırısına uğradı.

Maalesef sıradanlaşan bu manzara bütün zorluklara rağmen haber yapmaya çalışan basın emekçilerinin özel olarak hedef alındığını ortaya koymaktadır. Saldırı yalnızca basın emekçilerine değil, aynı zamanda halkın haber alma hakkınadır.

Bu şiddetten de yalnızca şiddeti uygulayan polisler değil, mülki amirler ve bu şiddeti “kahramanlık destanı” diye öven, teşvik eden iktidar da sorumludur.

Polisin basın emekçilerini hedef alan saldırılarını, mülki amirlerin ve iktidarın buna çanak tutan tutumunu kınıyoruz. Saldırılara sessiz kalmayacağız.

12 Eylül 2013

DİSK Basın İş